Tom tüm yaşamı boyunca bekar kaldı.
- Tom remained single all his life.
Tom ve Mary her ikisi de hâlâ bekar.
- Tom and Mary are both still single.
Tom, Mary ve diğer üç arkadaşı ile daireyi paylaştı.
- Tom shared the apartment with Mary and three other friends.
O, gerçek bir daire değildir.
- It isn't a real apartment.
Gökyüzünde tek bir bulut yok.
- There isn't a single cloud in the sky.
Japonya'da neredeyse tüm yollar tek şerittir.
- In Japan almost all roads are single lane.
Benim apartman dairem buraya yakın.
- My apartment is near here.
Bir apartman dairesinde yaşıyorum.
- I live in an apartment.
Benim tek bir düşmanım yok.
- I don't have a single enemy.
Tek bir kelime bile etmeden ayrıldı.
- She left without saying even a single word.
Daire üç küçük oda ve bir banyodan oluşuyor.
- The apartment consists of three small rooms and a bath.
Tom tek yatak odalı bir apartmanda yaşadı.
- Tom lived in a one-bedroom apartment.
Amcam bir apartman dairesinde yaşamaktadır.
- My uncle lives in an apartment.
Ne oldu? Tüm apartman dairesinde su var.
- What happened? There's water in the whole apartment.
Benim tek bir düşmanım yok.
- I don't have a single enemy.
Tanrı, dünyayı gerçekten tek bir günde mi yarattı?
- Did God really create the earth in a single day?