darda

listen to the pronunciation of darda
التركية - الإنجليزية
stringent
hard up

Tom is hard up for money. - Tom'un para için eli darda.

He is hard up for money. - Onun para için eli darda.

darda kalmak
Be short of money, feel the pinch
darda bulunmak
1. to be in financial difficulties. 2. to have a hard time, go through a bad patch. dara dar/dar darına/ı darına barely, just
darda kalmak
a) to be short of money b) to feel the pinch
darda kalmak
1. to be in financial difficulties. 2. to have a hard time, go through a bad patch
darda olmak
be pushed
darda olmak
be pressed for
darda olmak
to be in dire straits, to feel the pinch
dar
tight

I think that sweater is too tight on you. - Sanırım bu kazak sana çok dar.

The pants I bought are too tight. - Satın aldığım pantolon çok dar.

dar
narrow

In my village, there is a small, narrow footbridge over a brook. - Benim köyümde, bir dere üzerinde küçük, dar bir yaya köprüsü vardır.

You'll never find the way back home, through narrow streets of cobblestone. - Arnavut kaldırımlı dar sokaklarda, eve geri dönüş yolunu asla bulmayacaksın.

dar
region

The tropical rainforests, located in a narrow region near the equator, are disappearing so fast that by the year 2000 eighty percent of them may be gone. - Ekvatora yakın dar bir bölgede bulunan,tropik yağmur ormanları o kadar hızlı yok oluyorlar ki 2000 yılına kadar onların yüzde sekseni gitmiş olabilir.

dar
gorge
dar
barely
dar
acute
dar
house

The street in front of my house is pretty narrow. - Evimin önündeki sokak oldukça dar.

The street behind my house is too narrow for delivery trucks. - Evimin arkasındaki sokak, dağıtım kamyonları için çok dar.

dar
(Dilbilim) covered
dar
home

You'll never find the way back home, through narrow streets of cobblestone. - Arnavut kaldırımlı dar sokaklarda, eve geri dönüş yolunu asla bulmayacaksın.

Living in a cluttered home is very stressful. - Darmadağın bir evde yaşamak çok streslidir.

dar
(Bilgisayar) condensed
dar
institution
dar
shallow
dar
attenuate
dar
close fitting
dar
narrowly
dar
restricted
dar
liny
dar
narrower

The cervix is the lower, narrower part of the uterus. - Serviks rahmin daha alt, daha dar parçasıdır.

This sidewalk is a lot narrower than the one across the road. - Bu kaldırım caddenin karşısındakinden daha dar.

dar
tight-fitting
başı darda olmak
to come to grief
dar
clinging
dar
{s} strait

The straits were too narrow for the cruise ship. - Geçitler yolcu gemisi için çok dardı.

At this point the sea narrows into a strait. - Bu noktada, deniz bir boğaz içinde daralır.

dar
{s} snug
dar
constricted
dar
scantly
dar
scanty
dar
close bodied
dar
short

I've been short of breath lately. - Son zamanlarda nefesim daralıyor.

Possible side effects include blurred vision and shortness of breath. - Olası yan etkiler arasında bulanık görme ve nefes darlığı bulunmaktadır.

dar
narrow; cramped; tight; scant, scanty; (zaman) short; limited, restricted; narrowly, barely
dar
strait; stringent
dar
scant, scanty, meager
dar
(açı) acute
dar
narrowly, barely, just
dar
tight, tightly fitting
dar
{s} poky
dar
narrow, not wide
dar
exiguous
dar
(time) of need, of want, of economic hardship
dar
restrained
dar
closefitting
dar
{s} parochial
dar
{s} stringent
dar
{s} close

Layla is a close-minded arrogant person. - Leyla dar görüşlü, kibirli bir kişidir.

Layla is a really dogmatic and close-minded person. - Leyla gerçekten dogmatik ve dar görüşlü bir kişidir.

eli darda
have a weak chest
eli darda olmak
to be had up, to be pushed for money, to be short of money, to be pressed for money
eli darda olmak
be in straitened circumstances
eli darda olmak
be pressed for money
eli darda olmak
be up against it
الإنجليزية - الإنجليزية

تعريف darda في الإنجليزية الإنجليزية القاموس.

DAR
Daughters of the American Revolution
DAR
the abbreviation of the Daughters of the American Revolution
DAR
American organization for female descendants of Colonialists who took part in the Revolutionary War (promotes education, volunteer service, the preservation of history, and grants scholarships)
dar
Deutscher Akkreditierungsrat
dar
The awareness or message content recalled within 24 hours Normally a measure used for television or radio advertising
dar
Digital Audio Radio
dar
[From Hindi /dar/, with initial /d-/ in Mandarin Chinese /dai/ ] stripe -- marking of a different color or texture from the background
dar
House, household, realm
dar
(or D-A-R) Dial-a-ride: see "demand responsive "
dar
to give
dar
Defense Acquisition Regulations
dar
(v rt cl 1, 10) to hold/keep, + vi: cause to cross (vn); to tear (k246, JAR)
dar
book
dar
Abbreviation for National Society Daughters of the American Revolution
dar
Door, gate
dar
give
التركية - التركية

تعريف darda في التركية التركية القاموس.

dar
Az, elverişsiz, sınırlı
Dar
(Osmanlı Dönemi) MENAH
Dar
daraç
Dar
sıkı
DÂR
(Osmanlı Dönemi) f. Sâhib, mâlik, tutan (mânasındadır.) Meselâ: Bayrakdâr $ : Bayrak tutan
dar
İdam mahkûmlarını asmak için dikilen direk
dar
Duvar
dar
Yeterli paranın olmamasından doğan sıkıntı
dar
Genişliği az veya yetersiz olan, ensiz: "Sahilleri kucaklayan tatlı meltemler, bu mahallenin dar sokaklarından geçmiyordu."- S. Derviş
dar
Yurt
dar
Güçlükle, ucu ucuna, ancak: "En sonra, pek çok sıkılan çocukların zoru ile, akşam altı postasına dar yetiştiler."- M. Ş. Esendal. İdam mahkûmlarını asmak için dikilen direk
dar
Genişliği az ya da yetersiz olan
dar
Yetersiz
dar
Ev
dar
Güçlükle, ucu ucuna, ancak
dar
İçine alacağı şeye oranla ölçüleri yetersiz olan, geniş ve bol karşıtı
dar
Sıkıntılı: "Dar bir gün gelmiş birinden üç beş kuruş almışım, ne çıkar!"- M. Ş. Esendal
dar
Genişliği az veya yetersiz olan, ensiz
dâr
(Osmanlı Dönemi) yer, mekân, yurt, konak
الإنجليزية - التركية

تعريف darda في الإنجليزية التركية القاموس.

dar
(Dilbilim) close
DAR
(Askeri) distortion adaptive receiver-deformasyona uyarlanabilir almaç (distortion adaptive receiver)
darda
المفضلات