bugünlerde

listen to the pronunciation of bugünlerde
التركية - الإنجليزية
in these days
nowadays

Beef is expensive nowadays. - Et bugünlerde pahalı.

Nowadays she is lost in tennis. - O bugünlerde tamamen tenis işlerine daldı.

currently

We are currently looking for individuals who have experience in customer service. - Bugünlerde, müşteri hizmetlerinde deneyimi olan kişiler arıyoruz.

bugün
today

I have too much homework today. - Bugün, çok fazla ödevim var.

It will not make much difference whether you go today or tomorrow. - Bugün ya da yarın gitmen pek fark yaratmayacak.

bugün
in this day and age
bugün
(Bilgisayar) today at
bugün
this day

I'm so tired. I'm not even sure whether I'll be able to survive this day. - Çok yorgunum. Bugün hayatta kalıp kalamayacağımdan ben bile emin değilim.

I've waited forever for this day to come. - Hep bugünün gelmesini bekledim.

التركية - التركية
İçinde bulunduğumuz zamanda, bu birkaç gün içinde: "Bugünlerde İstanbul nahiyelerinin birinde gecelerimi geçirmek mecburiyetindeydim."- S. F. Abasıyanık
şimdilerde
bugün
İçinde bulunduğumuz günde
bugün
İçinde bulunduğumuz gün. İçinde bulunduğumuz çağ, zaman: "Bugünün çoluğu çocuğu hep sakallı."- H. Taner. İçinde bulunduğumuz günde
bugün
İçinde bulunduğumuz çağ, zaman
bugün
İçinde bulunduğumuz gün
bugünlerde
المفضلات