Mary walked first, and Tom came behind.
- Önce Mary yürüdü, ve Tom arkada geldi.
Unable to keep up with his friends, he fell behind at last.
- Arkadaşlarına ayak uydurmadığı için, o sonunda geride kaldı.
I'd like a room in the back.
- Arkada bir oda istiyorum.
We're friends from way back.
- Biz uzun süredir arkadaşız.
Company policy precludes fraternization between co-workers.
- Şirket politikası, farklı mevkilerdeki meslektaşları arkadaşlık etmekten men ediyor.
I have a facial boil. There's a painful lump at the back of one nostril.
- Bir yüz çıbanım var.Bir burun deliğinin arkasında acılı bir yumru var.
There is a church at the back of my house.
- Evimin arkasında bir kilise var.
The hijackers moved to the rear of the plane.
- Korsanlar uçağın arkasına ilerledi.
Please move to the rear of the bus.
- Lütfen otobüsün arkasına doğru ilerleyin.
Your right taillight is busted.
- Sağ arka lamban patlamış.
The tail at the rear of the plane provides stability.
- Uçağın arkasındaki kuyruk denge sağlar.
The boy hid behind the door.
- Çocuk, kapının arkasına saklandı.
The garden is behind the house.
- Bahçe evin arkasında.
Sami felt a little bit superior to his friends.
- Sami kendini arkadaşlarından biraz üstün hissetti.
Applaud, friends, the comedy has ended.
- Alkışlıyoruz, arkadaşlar, komedi sona erdi.
Who needs friends! They'll just betray you in the end.
- Kimin arkadaşlara ihtiyacı var! Onlar sonunda sana ihanet edeceklerdir sadece.
I've been to Osaka to ask after my sick friend.
- Hasta arkadaşımın hatırını sormak için Osaka'ya gittim.
I asked after my sick friend.
- Hasta arkadaşımın sağlık durumunu sordum.
Kangaroos have two small forepaws and two large, strong hind paws.
- Kanguruların iki küçük ön pençesi ve iki büyük, güçlü arka pençeleri vardır.
The horse rose on its hind legs.
- At arka ayaklarının üzerinde yükseldi.
His girlfriend was not supportive.
- Onun kız arkadaşı destekleyici değildi.
He has a wealthy supporter behind him.
- Arkasında zengin bir destekleyicisi var.
We have a small backyard.
- Bizim küçük bir arka bahçemiz var.
There's one small cat hiding behind the car.
- Arabanın arkasında saklanan küçük bir kedi var.
Your father's friends aren't his only supporters.
- Senin babanın arkadaşları onun tek destekçileri değil.
He has a wealthy supporter behind him.
- Arkasında zengin bir destekleyicisi var.