alt (gewohnt, unverändert)

listen to the pronunciation of alt (gewohnt, unverändert)
الإنجليزية - التركية

تعريف alt (gewohnt, unverändert) في الإنجليزية التركية القاموس.

usual
olağan

Polisin olağan arama prosedürlerini izleyip izlemediği belli değil. - It is not evident whether the police followed the usual search procedures.

Bu olağan bir düzenlemedir. - This is the usual arrangement.

usual
{s} herzamanki
usual
alışılagelmiş
unchanged
{s} eskisi gibi
usual
usuallyekseriyetle
usual
{s} her günkü
usual
alışılagelen
usual
olagelmek
unchanged
değişmemiş
usual
her zamanki

O, her zamanki gibi geç geldi. - She came late as usual.

O, her zamanki gibi geç geldi. - He came late as usual.

usual
as usual âdet üzere
usual
her zamanki gibi

O, her zamanki gibi geç geldi. - She came late as usual.

O, her zamanki gibi geç geldi. - He came late as usual.

usual
{s} alışılmış
unchanged
{s} değiştirilmemiş
usual
(sıfat) her günkü, olağan, alışılmış, herzamanki, klasik
usual
{s} alışılmış, mutat
ألمانية - الإنجليزية
usual
unchanged