akıl

listen to the pronunciation of akıl
التركية - الإنجليزية
wisdom
mind

One should bear in mind that time is money. - İnsan paranın zaman olduğunu akılda tutmalıdır.

The confused mind is the mind that, thinking something over, congeals in one place. - Karışık akıl, bir şeyi aşırı düşünen, bir yerde pıhtılaşan akıldır.

wit

I'm going with Ken. He is cool, gentle and smart. What's more, he is single! - Ken ile gidiyorum. O, serin, nazik ve akıllı. Dahası, o bekar!

Tom knows better than to fight with you. - Tom seninle dövüşmeyecek kadar akıllıdır.

reason

This reasoning is really insane. - Bu akıl yürütme gerçekten delice.

A smart dog never barks for no reason. - Akıllı bir köpek asla sebepsiz havlamaz.

intelligence

Someone famous said that imagination is more important than intelligence. - Ünlü biri hayal akıldan daha önemlidir dedi.

brain

The brain is the center of every mind, soul, and muscle energy. - Beyin her akıl, ruh ve kas enerjisinin merkezidir.

Who is the brains of this operation? - Bu operasonun akıl hocaları kimdi?

mental

Tom was sent to a mental hospital. - Tom bir akıl hastanesine gönderildi.

Are you mentally ill? - Akıl hastası mısınız?

gray matter
advice

It was wise for you not to follow his advice. - Onun tavsiyesine uymamanız akıllıca oldu.

Sami was smart enough to listen to Layla's advice. - Sami, Leyla'nın tavsiyesini dinleyecek kadar akıllıydı.

intellect

Health and intellect are the two blessings of life. - Sağlık ve akıl, hayatın iki nimetidir.

prudence
grey matter
bean
loaf
sapience
reason, intelligence; wisdom, discernment, discretion
head

You've got a good head on your shoulders. - Sen akıllı ve zeki birisin.

I admit he's smart, but does he have to talk over everyone's heads all the time? - Onun akıllı olduğunu kabul ediyorum ama o her zaman karşısındakinin anlayamayacağı şekilde konuşmak zorunda mı?

consciousness
headpiece
intelligence, brain, reason " us; memory" " bellek; advice" " öğüt; opinion, idea
memory
chump
idea, opinion, thought
strength of mind
psyche
nous
mind, comprehension
comprehension
senses
understanding
guidance
idea

My ideal woman is shapely, intelligent and a polyglot. - Benim ideal kadınım, düzgün, akıllı ve çok dillidir.

Great minds discuss ideas, average minds discuss events, small minds discuss people. - Büyük akıllar fikirleri, ortalama akıllar olayları, küçük akıllar ise kişileri tartışır.

long
fettle
discernment
mentality
rational faculty
ıntellect
sense
psycho
pate
sentient
prudent
akıl sağlığı
sanity

The thin line between sanity and madness has gotten finer. - Akıl sağlığı ile delilik arasındaki ince çizgi daha incelmiştir.

I thought I was losing my sanity. - Akıl sağlığımı kaybediyorum sandım.

akıl hocası
mentor

Tom became Mary's mentor. - Tom, Mary'nin akıl hocası oldu.

I consider Tom a mentor. - Tom'u akıl hocası olarak görüyorum.

akıl vermek
advise
akıl hastalığı
dementia
akıl hastanesine kapatmak
put away
akıl ile
intellectually
akıl hastanesi
asylum

Society is an insane asylum run by the inmates. - Toplum, mahkumlar tarafından işletilen bir akıl hastanesidir.

A dangerous criminal has escaped from the insane asylum. - Tehlikeli bir suçlu, akıl hastanesinden kaçtı.

akıl defteri (spiker)
teleprompter
akıl yürütmek
reason
akıl erdirmek
Conceive, understandi apprehend
akıl almayacak kadar çok
as much as you can't even imagine
akıl danışmak
Ask for advice, consult
akıl hastalikları
(Tıp, İlaç) Mental disorders
akıl hastanesi
Mental hospital, asylum, insane asylum, mental home, madhouse, nuthouse, booby hatch, bughouse, funny farm, loony bin, lunatic asylum
akıl karışıklığı
confusion
Akıl tanrıçası
Minerva
Akıl yaşta değil baştadır
Age is no guarantee of wisdom
akıl akıl, gel çengele takıl
(Konuşma Dili) I don't see how we can solve this problem
akıl akıldan üstündür
(Atasözü) It pays to consult others
akıl almak
to ask (someone's) advice, consult (a person)
akıl almak
to ask for advice, to consult
akıl almama
incomprehension
akıl almamak
to be incredible
akıl almaz
unbelievable, inconceivable
akıl almaz
imagination boggles at the thought
akıl almaz
incredible, inconceivable, unbelievable
akıl almazlık
incredibility
akıl bu ya!
(Konuşma Dili) We/He thought it was a good idea!
akıl danışmak
to ask for advice, to consult
akıl danışmak
to consult, ask (someone) for advice
akıl defteri
TelePrompTer
akıl defteri
(Konuşma Dili) notebook
akıl defteri
trademark for autocue
akıl defteri
device that is used to display words or text to read on television
akıl defteri
autocue
akıl dişi
wisdom tooth
akıl doktoru
(Konuşma Dili) psychiatrist
akıl eksikliği
mental deficiency
akıl erdirememek
(sır) to be unable to make head or tail of
akıl erdirememek
to be unable to fathom
akıl erdirmek
to conceive
akıl ermemek
1. not to be able to conceive of; to find inconceivable. 2. to find unacceptable
akıl ermez
impenetrable, incomprehesible
akıl ermez
impenetrable
akıl ermez
unfathomable
akıl ermez kimse
puzzler
akıl ermezlik
incomprehensibility
akıl etmek
to think of
akıl etmek
to think of (doing something) (at the right time)
akıl fikir
mother wit
akıl fikir
complete attention
akıl fikir mind: Allah akıl fikir versin
May God cause you to think straight! Aklın fikrin neredeydi? Why didn't you think? Cafer'in aklı fikri tiyatroda. All Cafer thinks about is the theater
akıl gücü
intellectual power
akıl harcı olmamak
(for something) to be
akıl hastalıkları
mental disorders
akıl hastalıkları
alienism
akıl hastalıkları bilim dalı
psychiatry
akıl hastalıkları uzmanı
psychiatrist

She called the psychiatrist. - O, akıl hastalıkları uzmanını çağırdı.

akıl hastalıkları uzmanı
alienist
akıl hastalığı
psychosis, mental illness
akıl hastalığı
mental disease
akıl hastalığı
mental case
akıl hastalığı
mental alienation
akıl hastanesi
bughouse
akıl hastanesi
insane asylum

Society is an insane asylum run by the inmates. - Toplum, mahkumlar tarafından işletilen bir akıl hastanesidir.

A dangerous criminal has escaped from the insane asylum. - Tehlikeli bir suçlu, akıl hastanesinden kaçtı.

akıl hastanesi
mental home
akıl hastanesi
madhouse
akıl hastanesi
mental home, mental hospital
akıl hastanesi
lunatic asylum
akıl hastanesi
funny farm
akıl hastanesi
loony bin
akıl hastanesi
nuthouse

It's not a nuthouse, it's a psychiatric hospital. - Bu bir akıl hastanesi değil, bu bir psikiyatri hastanesi.

Why did they put Tom in a nuthouse? - Neden Tom'u bir akıl hastanesine koydular?

akıl hastanesi
booby hatch
akıl hastanesinde yatırılması zorunlu
certifiable
akıl hastası
insane person
akıl hastası
mental patient; mad
akıl hastası
loony
akıl hastası
mental patient
akıl hastası
bedlamite
akıl hocası
adviser
akıl hocası
master
akıl istemek
ask smb. for advice
akıl kumkuması
slyboots
akıl kârı olmak
to be within reason
akıl kârı olmamak
to be unreasonable, to be wise (to do sth)
akıl satmak
to give useless advice
akıl sağlığı yerinde
in one's right mind
akıl sormak
to inquire, to consult
akıl sormak
advise with
akıl veren
advisory
akıl vermek
counsel
akıl vermek
to counsel, to give advice to
akıl yaşı
years of discretion
akıl yormak
to thik hard
akıl çelen
suggestive
akıl çelen kimse
mind bender
akıl öğretmek
to give advice to
üst akıl
superior mind
Allah akıllar / akıl fikir versin
(Konuşma Dili) Where is your good sense? l am surprised at you/him
analog akıl yürütme
(Pisikoloji, Ruhbilim) analogical reasoning
ekolojik akıl
(Çevre) ecological wisdom
ekolojik akıl
(Çevre) ecowisdom
formel akıl yürütme
(Pisikoloji, Ruhbilim) formal reasoning
iş işten geçtikten sonra akıl verme
wiser after the event
keskin akıl/zekâ keramete kıç attırır
(Atasözü) A very clever person can almost work miracles
sadece akıl veren
armchair
soyut akıl yürütme
(Pisikoloji, Ruhbilim) abstract reasoning
tembele iş buyur/buyurursan sana akıl öğretsin/öğretir
(Atasözü) If you ask a lazy person to do something, all you'll get in return is unwanted advice: either he'll tell you that you're asking him to do something unnecessary, or he'll say that you ought to think of doing it in a different way
yalnız akıl ile algılanan şey
thing in itself
ırsi akıl hastalığı
(Tıp) hereditary insanity
التركية - التركية
(Osmanlı Dönemi) akıllı
Vaka'nin duyu organlarıyla hissedilip beyne nakledilmesi ve on bilgilerle yoğrulup yorumlanması
Düşünme, anlama ve kavrama gücü, us
Düşünce, niyet
Hafıza, bellek
Hafıza, bellek: "Hâlâ aklımda o tufan yağmuru."- C. S. Tarancı. Öğüt, salık verilen yol
Öğüt, salık verilen yol
Düşünce, kanı: "Şimdiki aklım olsaydı bu dükkânın yerine aç bir kahve!"- A. K. Tecer
Düşünme, anlama ve kavrama gücü, us: "Akıl yaşta değil baştadır."- Atasözü
Düşünce, kanı
(Osmanlı Dönemi) DERS
(Osmanlı Dönemi) CÂL
us
(Osmanlı Dönemi) MİRRE
(Osmanlı Dönemi) HULM
(Osmanlı Dönemi) HÜRMAN
(Osmanlı Dönemi) SEDAD
(Osmanlı Dönemi) HULÜM
(Osmanlı Dönemi) UNAB
(Osmanlı Dönemi) MECR
AKIL
(Osmanlı Dönemi) Bak: Akl
ÂKIL
(Osmanlı Dönemi) (E) Uyanık. Aklı başında. Tedbirli. Düşüncesi sağlam. Huşyâr
AKIL BALİĞ
(Hukuk) Ergin kimsenin durumu
akıl defteri
Hatırlanıp yapılması gereken şeylerin yazıldığı küçük defter, not defteri, muhtıra defteri, ajanda
akıl dişi
Yirmi yaş sıralarında altlı üstlü ve sağlı sollu, en içeride çıkan azı dişi, yirmi yaş dişi
akıl doktoru
Psikiyatr
akıl dışı
Us dışı, gayriakli, irrasyonel
akıl dışı
Akla, gerçeğe, uygun olmayan
akıl dışıcılık
Akıl dışı davranma yanlısı görüş, us dışıcılık, irrasyonalizm
akıl hastası
Ruh hastası, deli
akıl hocası
Herkese akıl öğretmeye meraklı kimse
akıl hocası
Birine yol gösterip akıl öğreten kimse
akıl kethüdası
Herkese akıl öğretme merakında olan kimse
akıl kumkuması
Çok bilmiş kimse
akıl kutusu
Çok akıllı, zeki kimse
akıl zayıflığı
Deliliğe kadar varmayan akıl bozukluğu
akıllar
(Osmanlı Dönemi) ukul
koyma akıl
Tecrübe edilmemiş, etkisi kısa süren, o an için ortaya atılmış bir tür nasihat
oyma akıl
Yer etmiş, uzun tecrübeler sonunda kabul görmüş nasihat
الإنجليزية - التركية

تعريف akıl في الإنجليزية التركية القاموس.

akıl felsefesi
(Felsefe) Philosophy of mind
akıl
المفضلات