afedersiniz

listen to the pronunciation of afedersiniz
التركية - الإنجليزية
pardon me

Pardon me, where is your restroom? - Afedersiniz, tuvaletiniz nerede?

Pardon me, is there an ATM in this area? - Afedersiniz, bu alanda bir ATM var mı?

sorry

Sorry. I didn't mean to bother you. - Afedersiniz. Sizi rahatsız etmek istememiştim.

I am sorry
I beg your pardon
excuse me!

Excuse me, is this seat taken? - Afedersiniz, bu sandalye dolu mu?

Excuse me, is this seat taken? - Afedersiniz, burası dolu mu?

excuse me

Excuse me, who is this woman? - Afedersiniz, bu kadın kim?

Excuse me, do you know what time it is? - Afedersiniz, saatin kaç olduğunu biliyor musunuz?

affedersiniz
excuse

Excuse me, can you tell me how to get to Central Park? - Affedersiniz, Central Park'a nasıl gidebileceğimi bana söyleyebilir misiniz?

Excuse me, is there a toilet nearby? - Affedersiniz, yakında bir tuvalet var mı?

affedersiniz
i'm sorry

I'm sorry, but I didn't catch what you said. - Affedersiniz fakat söylediğinizi anlamadım.

I'm sorry, but it's no longer available. - Affedersiniz ama bu video artık mevcut değil.

affedersiniz
Excuse me

Excuse me. Who are you? - Affedersiniz. Siz kimsiniz?

Excuse me, can you tell me how to get to Central Park? - Affedersiniz, Central Park'a nasıl gidebileceğimi bana söyleyebilir misiniz?

affedersiniz
I beg your pardon
affedersiniz
Pardon me

Pardon me, madam, I'm ashamed to be crying like this in front of you, but I can't hold my tears. - Affedersiniz hanımefendi, önünüzde böyle ağlıyor olmaktan utandım ama gözyaşlarıma hakim olamıyorum.

Pardon me, but that is my racket. - Affedersiniz, ama o benim raketim.

affedersiniz
sorry

Sorry, I didn't hear. - Affedersiniz, duymadım.

Sorry, but that's not what I ordered. - Affedersiniz ama bu sipariş ettiğim şey değil.

affedersiniz
feel sorry
affedersiniz
excuse me, I'm sorry, sorry, I beg your pardon
affedersiniz
Excuse me a moment
afedersiniz
المفضلات