aşağı yukarı

listen to the pronunciation of aşağı yukarı
التركية - الإنجليزية
more or less

They are more or less the same size. - Onlar aşağı yukarı aynı boyuttalar.

This book costs more or less 20 euros. - Bu kitap aşağı yukarı 20 avroya mâl oldu.

around
about

In the Tokyo stock market, stocks of about 450 companies are traded over the counter. - Tokyo borsasında, aşağı yukarı 450 şirketin hisse senetleri sayaç üzerinde işlem gördü.

This is about all I can put up with. - Aşağı yukarı katlanabileceğimin hepsi bu kadar.

more or less, at a guess, rough, roughly, about
in the neighborhood of
circa
up and down

She was out of breath from walking up and down hills. - O, tepelerde aşağı yukarı yürürken nefes nefese idi.

They moved up and down the keys. - Onlar tuşları aşağı yukarı hareket ettirdiler.

something like

Sami kidnapped something like a hundred women. - Sami aşağı yukarı yüz tane kadın kaçırdı.

much

How much time, more or less, does it take to walk from here to the town hall? - Buradan Belediye binasına yürümek aşağı yukarı ne kadar zaman alır?

About how much would it cost to have this chair repaired? - Bu sandalyeyi onartmak aşağı yukarı ne tutar?

tolerably
snoring
roughly speaking
approximately
roughly

Tom is roughly the same age as I am. - Tom aşağı yukarı benimle aynı yaşta

My chinese is far from perfect, but I can roughly understand everything he is saying. - Benim Çincem mükemmel olmaktan uzak, ama aşağı yukarı onun söylediği her şeyi anlayabiliyorum.

give or take
just about

I think I have just about enough money to buy the computer that I want. - Sanırım aşağı yukarı istediğim bilgisayarı alacak kadar param var.

Tom is rich enough to buy just about anything he wants. - Tom istediği bir şeyi almak için aşağı yukarı yeterince zengin.

sub
nigh
approximative
thereabout
in the rough
{s} rough

Tom is roughly the same age as I am. - Tom aşağı yukarı benimle aynı yaşta

They say amniotic fluid has roughly the same composition as sea water. - Onlar amniyotik sıvının aşağı yukarı deniz suyu ile aynı bileşime sahip olduğunu söylüyorlar.

pretty much
roundly
some

Sami kidnapped something like a hundred women. - Sami aşağı yukarı yüz tane kadın kaçırdı.

The legal costs set him back something in the order of £9,000. - Yasal harcamalar, aşağı yukarı, ona 9.000 sterline mal oldu.

close on
to and fro
aşağı yukarı işlemek
reciprocate
aşağı yukarı sallanmak
bob
aşağı yukarı approximately, more or less
aşağı ... yukarı used in expressions such as: Hasan aşağı Hasan yukarı. It's "Hasan" all the time, nothing but "Hasan."
aşağı tükürsem sakal/sakalım, yukarı tükürsem bıyık/bıyığım
(Konuşma Dili) I am faced with an impossible choice
aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık
I have to choose between the devil and the deep (blue) sea
beş aşağı beş yukarı
after some haggling, approximately
beş aşağı beş yukarı
after some bargaining
bir aşağı bir yukarı
chopping and changing
bir aşağı bir yukarı
to and fro
bir aşağı bir yukarı
(to come and go) aimlessly
bir aşağı bir yukarı gitmek
pace up and down
bir yukarı bir aşağı
up and down
yukarı aşağı
up and down

The children started bouncing up and down on the couch. - Çocuklar kanapenin üstünde yukarı aşağı sıçramaya başladı.

He shook his head up and down. - O, başını yukarı aşağı salladı.

yukarı tükürsem bıyık, aşağı tükürsem sakal
(Konuşma Dili) I'm faced with an impossible choice./I'm damned if I don't (do it), and I'm damned if I do (do it)./I'm sitting on the horns of a dilemma
üç aşağı beş yukarı
approximately

It's better to be approximately right than completely wrong. - Tamamen yanlış olmasındansa üç aşağı beş yukarı doğru olması daha iyidir.

üç aşağı beş yukarı
roughly, approximately
üç aşağı beş yukarı anlaşmak
(for a buyer and a seller) to agree on a price (after bargaining)
üç aşağı beş yukarı dolaşmak
to pace or wander back and forth, pace or wander up and down. Ü
التركية - التركية
Tama yakın, yaklaşık olarak
Bir baştan bir başa
(Osmanlı Dönemi) RADDE
aşağı yukarı
المفضلات