şu an

listen to the pronunciation of şu an
التركية - الإنجليزية
{i} present

She is content with his present salary. - O, şu anki maaşından memnun.

My uncle is staying in Hong Kong at present. - Amcam şu anda Hong Kong'da kalmaktadır.

this instant
{i} now

Long skirts are out of fashion now. - Şu an uzun eteklerin modası geçmiştir.

What I want now is not money, but time. - Şu anda istediğim para değil, fakat zamandır.

at the moment

They're having a break at the moment. - Onlar şu anda bir mola veriyorlar.

Tom isn't here at the moment. - Tom şu anda burada değil.

at present

At present, consensus has yet to be reached. - Şu anda, yine de görüş birliğine varılmalı.

My uncle is staying in Hong Kong at present. - Amcam şu anda Hong Kong'da kalmaktadır.