çok büyük

listen to the pronunciation of çok büyük
التركية - الإنجليزية
extreme, enormous, almighty
(Hukuk) mammoth
hyper
immense

That play was an immense success. - O oyun çok büyük bir başarı elde etti.

He left an immense fortune to his children. - Çocuklarına çok büyük bir servet bıraktı.

{s} giant

Those shadows appeared in a way like giant dinosaurs, with a long neck and a very big jaw without teeth. - Bir bakıma uzun boyunlu ve dişsiz çok büyük çenesi olan dev dinozorlar gibi şu görüntüler ortaya çıktı.

{s} howling
humongous
overwhelming
limitless
huge

He began buying gold in huge amounts. - Çok büyük miktarlarda altın almaya başladı.

You just made a huge mistake. - Sadece çok büyük bir hata yaptın.

too large
enormously
top
monster
(Ticaret) excessive
fearful
stupendous
prodigious
resounding
tremendously
roaring
exquisite
astronomical
royal
enormous

He left his wife an enormous fortune. - Karısına çok büyük bir servet bıraktı.

Esperanto is surely an enormous waste of time! - Esperanto kesinlikle çok büyük bir zaman kaybı!

almighty
monumental
mickle
gargantuan
fierce
extreme
mortal
tremendous

Tom is taking a tremendous chance. - Tom çok büyük bir risk alıyor.

insurmountable
extremely large
elephantine
jumbo
a whale of
{s} fantastical
{s} stratospheric
very big
aimighty
{s} whopping
{s} fab
{s} voluminous
{s} sovereign
extra large
{s} spanking
slashing
{s} fantastic
çok büyük sayıda
myriad
çok büyük beden
outsize
çok büyük canlı
jumbo
çok büyük fark
vast difference
çok büyük miktarda üretmek
overproduce
çok büyük olarak
thumping
çok büyük sayı
number of many figures
çok büyük sayı
myriad
çok büyük şey
spanker
çok büyük şey
immensity
bunlar çok büyük
These are too big
paket çok büyük
(Bilgisayar) packet too big
seçenek çok büyük
(Bilgisayar) option too big
التركية - التركية
ulu
(Osmanlı Dönemi) MEFRAT
çok büyük
المفضلات