çok şey

listen to the pronunciation of çok şey
التركية - الإنجليزية
lots of things

I have lots of things to tell you. - Sana söyleyecek çok şeyim var.

I couldn't sleep well last night because there were lots of things on my mind. - Kafamda çok şeyler olduğu için dün gece iyi uyuyamadım.

How strange!/What an odd business!
much

There is not much I can do to help, I am afraid. - Korkarım ki yardım etmek için yapabileceğim çok şey yok.

We expect much of him. - Biz ondan çok şey bekliyoruz.

great deal

You seem to know a great deal about Tom. - Tom hakkında çok şey biliyor gibi görünüyorsun.

You seem to know a great deal about me. - Benim hakkımda çok şey biliyor gibi görünüyorsun.

many things
çok şey isteyen
demanding
çok şey vaadeden
toward
çok istenen şey
prize
çok etkili şey
blockbuster
devasa ve çok çirkin şey
monstrosity
çok şey!
how strange!
hakkında daha çok şey bilmek
have the advantage of smb
küçücük ama çok etkili şey
mustard seed
yanınızda taşımak için çok fazla şey almışsınız
You have too much carry on baggage
çok ağır şey
dead weight
çok büyük şey
immensity
çok büyük şey
spanker
çok kalitesiz şey
stinker
çok komik şey
panic
çok komik şey
scream
çok kısa süren şey
snatch
çok ucuz şey
snip
التركية - التركية
(Osmanlı Dönemi) MECNEB
çok şey
المفضلات