The road came to a dead end.
- Yol bir çıkmaz sokağa geldi.
We must try to break the deadlock.
- Bu çıkmazdan kurtulmaya çalışmalıyız.
We must try to break the deadlock.
- Bu çıkmazdan kurtulmaya çalışmalıyız.
This road is a dead end.
- Bu yol bir çıkmaz sokak.
It's kind of a dead end.
- Bu bir tür çıkmazdır.
If you had followed my advice, you wouldn't be in such a fix now.
- Eğer benim tavsiyemi dinleseydin böyle bir çıkmaz içinde olmazdın.
Tom found himself in a terrible fix.
- Tom kendini berbat bir çıkmazda buldu.
We're in a blind alley.
- Biz çıkmaz bir sokaktayız.
We're in a blind alley.
- Biz çıkmaz bir sokaktayız.
This road is a dead end.
- Bu yol bir çıkmaz sokak.
He took a walk before breakfast.
- O, kahvaltıdan önce bir yürüyüşe çıktı.
What would you do if war were to break out?
- Savaş çıksa ne yaparsın?
Her name often escapes me.
- Onun adı sık sık hatırımdan çıkıyor.
They wanted to escape on vacation.
- Tatile çıkmak istediler.
Emergency exits must be kept free of blockages for public safety.
- Acil çıkış yolları, kamu güvenliği için tıkanıklıklardan uzak tutulmalıdır.
Everybody in the building headed for the exits at the same time.
- Binadaki herkes aynı anda çıkışa yöneldi.
Tom got out of the hospital.
- Tom hastaneden çıktı.
When I got out of prison, Tom helped me get back on my feet.
- Hapishaneden çıktığımda, Tom tekrar ayaklarımın üstünde durmama yardımcı oldu.
Sami exited the underground parking lot.
- Sami yeraltı otoparkından çıktı.
The old woman exited the bus.
- Yaşlı kadın otobüsten çıktı.
Daddy, may I go out and play?
- Baba, dışarıya çıkıp oyun oynayabilir miyim?
I'm going to go out this afternoon.
- Bu öğleden sonra dışarıya çıkacağım.
Russia had emerged as a second superpower.
- Rusya ikinci bir süper güç olarak ortaya çıkmıştı.
It will be four years before the definite result of beef liberalization emerges.
- Sığır serbestleştirilmesinin kesin sonucu ortaya çıkmadan önce dört yıl olacak.
They'll get out of class in forty minutes.
- Kırk dakika içerisinde sınıftan çıkacaklar.
By the time you get out of prison, she'll have been married.
- Sen hapishaneden çıkıncaya kadar o evlenmiş olacak.
Tom couldn't quite make out what the sign said.
- Tom işaretin ne anlama geldiğini tam olarak çıkaramadı.
Sometimes, many problems and a lot of stress can lead you to quit your job. You must learn how to handle it quickly.
- Bazen çok sayıda sorun ve stres, işi bırakmanıza yol açabilir. Çabucak onunla nasıl başa çıkacağınızı öğrenmeniz gerekir.