çünki̇

listen to the pronunciation of çünki̇
التركية - الإنجليزية

تعريف çünki̇ في التركية الإنجليزية القاموس.

çünkü
because

I dislike Chris because he is very rude and insensitive. - Chris'i sevmiyorum çünkü o çok kaba ve duyarsız.

We go to school because we want to learn. - Okula gidiyoruz çünkü öğrenmek istiyoruz.

çünki
because
çünkü
since

Tom needs to learn Japanese, since he's going to Japan next year. - Tom'un Japonca öğrenmesi gerek, çünkü önümüzdeki yıl Japonya'ya gidecek.

The more countries a language is spoken in, the less important it is to sound like a native speaker, since speakers of that language are accustomed to hearing various dialects. - Bir dil ne kadar çok ülkede konuşulursa, yerli konuşanı gibi ses çıkarmak o kadar daha az önemlidir, çünkü o dilin konuşanları değişik lehçeler duymaya alışkındır.

çünkü
for

We had to sell the building because for years we operated it in the red. - Biz binayı satmak zorunda kaldık çünkü onu zararda işlettik.

Because I studied for a long time yesterday. - Çünkü dün uzun bir süre çalıştım.

çünkü
just because

He lost his position just because he refused to tell a lie. - Konumunu yitirdi çünkü yalan söylemekten kaçınmıştı.

çünkü
by reason of
çünkü
forwhy
çünkü
in that
çünkü
as
çünkü
inasmuch as
Çünkü
'cause
çünkü
(İnşaat) on the grounds that
çünkü
'cos
çünkü
inasmuchas
çünkü
because, for, inasmuch as
التركية - التركية
(Osmanlı Dönemi) f. Zira, şundan dolayı ki, şuna binaen ki, şu sebebden ki
çünkü
Şundan dolayı, şu sebeple
çünkü
Şundan dolayı, şu sebeple: "Ben şimdi sizin fikrinizi tenkit etmeyeceğim, çünkü faydasızdır."- Ö. Seyfettin
çünkü
çün
çünki̇
المفضلات