aptal

listen to the pronunciation of aptal
Türkçe - İngilizce
silly

It is a silly practice for non-Christians to send chocolates on St. Valentine's Day. - Sevgililer Günü'nde çikolata göndermek, Hristiyan olmayanlar için aptalca bir başlangıç.

Ikeda made several silly mistakes, and so he was told off by the department head. - Ikeda birkaç aptalca hata yaptı ve bu yüzden ona bölüm başkanı tarafından ağzının payı verildi.

stupid

Why did you say such a stupid thing? - Neden böyle aptalca bir şey söyledin?

It is stupid of you to believe in him. - Ona inanman aptallıktır.

foolish

Life is as a box of matches. Treating it cautiously is foolish, not treating it cautiously is dangerous. - Yaşam bir kutu kibrit gibidir. Dikkatli davranırsan aptallıktır. Dikkatli davranmazsan tehlikelidir.

They tried to make each other look foolish. - Onlar birbirlerini aptal göstermeye çalıştılar.

fool

A fool and his money are soon parted. - Aptal parasının kıymetini bilmez.

A fool and his money are soon parted. - Aptal parasını çabuk harcar.

dummy

I thought you were a dummy. - Ben senin bir aptal olduğunu düşünüyordum.

idiot

You know what my idiot son's doing? Even now he's graduated from university he spends all his time playing pachinko instead of getting a job. - Aptal oğlumun ne yaptığını biliyor musun? Şimdi bile o üniversiteden mezun olup iş bulmak yerine tüm zamanını pachinko oynayarak geçiriyor.

His boyfriend is an idiot. - Onun erkek arkadaşı aptal.

birdbrain
dumb

He got tired of being the devil's advocate and now agrees with every idea they suggest, no matter how dumb. - O, şeytanın avukatı olmaktan usandı ve ne kadar aptalca olursa olsun, şimdi onların önerdiği her fikri kabul ediyor.

The world is full of dumb people. - Dünya aptal insanlarla dolu.

thickheaded
nidget
(Argo) featherhead
puddinghead
(deyim) goof

Tom does do some goofy things. - Tom bazı aptalca şeyler yapıyor.

You goofed, didn't you? - Sen aptalca davrandın, değil mi?

idiotical
ideot
(Argo) screwball
dorky
(Argo) crank
dumbed
besotted
(Argo) jobbernowl
nong
(deyim) goose
(Argo) dumb ass
bird-brained
(Argo) schmo
(deyim) hare-brained
goofball
(Argo) lunatic
muddleheaded
schnook
(deyim) bozo

What do you say we ditch this bozo and have some fun? - Bu aptaldan kurtulup biraz eğlenmeye ne dersiniz?

sheepshead
(Argo) dweeb
(Argo) dumbass

It's better to be alone than with some dumbass by your side. - Yalnız olmak yanında birkaç aptalla birlikte olmaktan daha iyidir.

dork
(deyim) half-baked
(Argo) scatterbrain
(Argo) sawney
(Argo) dingleberry
cockeyed
(Argo) nut
imbecile

This imbecile has sharp teeth. - Bu aptalın keskin dişleri var.

(Argo) rattlebrain
goosey
gaby
blockhead
half-witted
crass
dunny
dumb-bell
witless
(Argo) featherbrain
(Argo) bird brain
ditzy
chump
daft
(Konuşma Dili) dim-wit
(Argo) flibbertigibbet
asses
(deyim) jackass
(Argo) harebrain
(Konuşma Dili) lamebrain
twirp
half-wit
gobemouche
barmy
fat-headed
vacuous
fat-head
aptal yerine koymak
fool

Is it hard to fool you? - Seni aptal yerine koymak zor mu?

Tom didn't want to make a fool of himself. - Tom kendini aptal yerine koymak istemedi.

aptal durumuna düşürmek
(deyim) make a fool of
aptal yerine koymak
make a fool of somebody
aptal yerine koymak
(deyim) make a fool of
aptal altını
fool's gold
aptal bir şekilde
witlessly
aptal kimse
fool
aptal kutusu
Boob tube, television
aptal yerine koyma
fool of
aptal adam
galoot
aptal aptal dolaşmak
mooch
aptal aptal konuşmak
tittle tattle
aptal aşık
fancy man
aptal aşık gibi bakmak
(Konuşma Dili) caste sheep's eyes
aptal aşık gibi bakmak
(Konuşma Dili) make sheep's eyes
aptal dahi
(Pisikoloji, Ruhbilim) idiot savant
aptal durumuna düşmek
(deyim) have egg on one's face
aptal durumuna düşürmek
score off
aptal durumuna düşürmek
stultify
aptal durumuna düşürmek
score smb. off
aptal kadın
foolish woman
aptal kimse
cluck
aptal kişi
wally
aptal kişi
foolish person
aptal kutusu
boob tube
aptal numarası yapma
taradiddle
aptal numarası yapma
tarradiddle
aptal numarası yapmak
(deyim) act the fool
aptal numarası yapmak
(deyim) play the fool
aptal numarası yapmak
affect stupidity
aptal numarası yapmak
play the village idiot
aptal sarışınlık yapmak
(Argo) blonde moment
aptal tip
goosey
aptal yerine koymak
befool
aptal yerine koymak
to make a fool of sb, to fool
dili aptal
lamebrain
seni aptal
you stupid
seni aptal!
you idiot!
aptallar
geese
aptallar
fools

Much better alone than with fools. - Yalnız kalmak aptallarla olmaktan çok daha iyidir.

Why do fools fall in love? - Neden aptallar aşık olur?

bana aptal dedin
you called me stupid
allah'ın belâsı aptal
damned fool
son derece aptal
deadly dull
ta ki so that even: En sade bir üslupla yazdı, ta ki en aptal okuyucu anlasın. H
in the simplest of styles, so that even the stupidest reader might understand it
yeterince aptal
(deyim) fool enough
çok aptal
a bit of a fool
Türkçe - Türkçe
Zekâsı pek gelişmemiş, zekâ yoksunu, alık, ahmak: "Aptal bir gülüşle yüzüne bakıyorum."- Y. Z. Ortaç
Küçümseme ve azarlama bildiren seslenme sözü: "Aptal, senin yerini açıkça söyledim ben."- T. Buğra
Küçümseme belirten seslenme sözü
Zekâsı pek gelişmemiş, zekâ yoksunu, alık, ahmak
Türk kukla oyununda dalkavuk tipi
Azarlama sözü
lala
andaval
sehi
alık
şavalak
kelek
alık salık
keş
zolot
aptal kutusu
Televizyon
aptal aptal
Aptal gibi, aptalca, aval aval
aptal olmak
Aptal durumda bulunmak
aptal