aptal

listen to the pronunciation of aptal
Türkçe - İngilizce
silly

He's always asking silly questions. - O her zaman aptal sorular soruyor.

His parents' view was that he was wasting his earnings on a silly girl. - Ebeveynlerinin görüşü onun kazandıklarını aptal bir kıza harcamasıydı.

stupid

Why did you say such a stupid thing? - Neden böyle aptalca bir şey söyledin?

Everything too stupid to say is sung. - Söylenemeyecek kadar aptalca olan her şey söylenir.

foolish

You've acted foolishly and you will pay for it. - Aptalca davrandın,bunun hesabını ödeyeceksin.

They tried to make each other look foolish. - Onlar birbirlerini aptal göstermeye çalıştılar.

fool

A fool and his money are soon parted. - Aptal parasının kıymetini bilmez.

Don't call that student a fool. - O öğrenciye aptal deme.

dummy

I thought you were a dummy. - Ben senin bir aptal olduğunu düşünüyordum.

idiot

You know what my idiot son's doing? Even now he's graduated from university he spends all his time playing pachinko instead of getting a job. - Aptal oğlumun ne yaptığını biliyor musun? Şimdi bile o üniversiteden mezun olup iş bulmak yerine pachinko oynayarak tüm vaktini harcıyor.

Idiot! She's not being honest when she says she loves you. Haven't you figured it out yet? She's just a gold digger. - Aptal! Seni sevdiğini söylediğinde dürüst olmuyor. Hâlâ anlamadın mı? O, tam bir altın arayıcısı.

birdbrain
dumb

He is too dumb to fear danger. - O, tehlikeden korkmayacak kadar aptaldır.

Not all blondes are dumb. - Tüm sarışınlar aptal değildir.

thickheaded
nidget
(Argo) featherhead
puddinghead
(deyim) goof

Tom looks really goofy today. - Tom bugün gerçekten aptal görünüyor.

You goofed, didn't you? - Sen aptalca davrandın, değil mi?

idiotical
ideot
(Argo) screwball
dorky
(Argo) crank
dumbed
besotted
(Argo) jobbernowl
nong
(deyim) goose
(Argo) dumb ass
bird-brained
(Argo) schmo
(deyim) hare-brained
goofball
(Argo) lunatic
muddleheaded
schnook
(deyim) bozo

What do you say we ditch this bozo and have some fun? - Bu aptaldan kurtulup biraz eğlenmeye ne dersiniz?

sheepshead
(Argo) dweeb
(Argo) dumbass

It's better to be alone than with some dumbass by your side. - Yalnız olmak yanında birkaç aptalla birlikte olmaktan daha iyidir.

dork
(deyim) half-baked
(Argo) scatterbrain
(Argo) sawney
(Argo) dingleberry
(Argo) harebrain
goosey
cockeyed
witless
crass
half-witted
daft
blockhead
(Argo) rattlebrain
ditzy
imbecile

This imbecile has sharp teeth. - Bu aptalın keskin dişleri var.

fat-head
gaby
(Konuşma Dili) lamebrain
dunny
(Argo) bird brain
dumb-bell
(Argo) featherbrain
(Argo) nut
gobemouche
(Argo) flibbertigibbet
asses
half-wit
(deyim) jackass
barmy
chump
twirp
fat-headed
vacuous
(Konuşma Dili) dim-wit
aptal yerine koymak
fool

Is it hard to fool you? - Seni aptal yerine koymak zor mu?

Tom didn't want to make a fool of himself. - Tom kendini aptal yerine koymak istemedi.

aptal durumuna düşürmek
(deyim) make a fool of
aptal yerine koymak
make a fool of somebody
aptal yerine koymak
(deyim) make a fool of
aptal altını
fool's gold
aptal bir şekilde
witlessly
aptal kimse
fool
aptal kutusu
Boob tube, television
aptal yerine koyma
fool of
aptal adam
galoot
aptal aptal dolaşmak
mooch
aptal aptal konuşmak
tittle tattle
aptal aşık
fancy man
aptal aşık gibi bakmak
(Konuşma Dili) caste sheep's eyes
aptal aşık gibi bakmak
(Konuşma Dili) make sheep's eyes
aptal dahi
(Pisikoloji, Ruhbilim) idiot savant
aptal durumuna düşmek
(deyim) have egg on one's face
aptal durumuna düşürmek
score off
aptal durumuna düşürmek
score smb. off
aptal durumuna düşürmek
stultify
aptal kadın
foolish woman
aptal kimse
cluck
aptal kişi
foolish person
aptal kişi
wally
aptal kutusu
boob tube
aptal numarası yapma
taradiddle
aptal numarası yapma
tarradiddle
aptal numarası yapmak
play the village idiot
aptal numarası yapmak
affect stupidity
aptal numarası yapmak
(deyim) act the fool
aptal numarası yapmak
(deyim) play the fool
aptal sarışınlık yapmak
(Argo) blonde moment
aptal tip
goosey
aptal yerine koymak
to make a fool of sb, to fool
aptal yerine koymak
befool
dili aptal
lamebrain
seni aptal
you stupid
seni aptal!
you idiot!
aptallar
geese
aptallar
fools

Law doesn't protect the fools. - Kanun aptalları korumaz.

Much better alone than with fools. - Yalnız kalmak aptallarla olmaktan çok daha iyidir.

bana aptal dedin
you called me stupid
allah'ın belâsı aptal
damned fool
son derece aptal
deadly dull
ta ki so that even: En sade bir üslupla yazdı, ta ki en aptal okuyucu anlasın. H
in the simplest of styles, so that even the stupidest reader might understand it
yeterince aptal
(deyim) fool enough
çok aptal
a bit of a fool
Türkçe - Türkçe
Zekâsı pek gelişmemiş, zekâ yoksunu, alık, ahmak: "Aptal bir gülüşle yüzüne bakıyorum."- Y. Z. Ortaç
Küçümseme ve azarlama bildiren seslenme sözü: "Aptal, senin yerini açıkça söyledim ben."- T. Buğra
Küçümseme belirten seslenme sözü
Zekâsı pek gelişmemiş, zekâ yoksunu, alık, ahmak
Türk kukla oyununda dalkavuk tipi
Azarlama sözü
lala
andaval
sehi
alık
şavalak
kelek
alık salık
keş
zolot
aptal kutusu
Televizyon
aptal aptal
Aptal gibi, aptalca, aval aval
aptal olmak
Aptal durumda bulunmak
aptal