Mutlu ol ve başka soru sorma... bu en iyisi.
- Be happy and don't ask any more questions...that is best.
Başka sürprizler istemiyorum.
- I don't want any more surprises.
Daha çok öğrencinin gelmek istediğini sanmıyorum.
- I don't think any more students want to come.
Onu senden daha çok sevmiyorum.
- I don't like it any more than you do.
Kızınız artık bir çocuk değildir.
- Your daughter is not a child any more.
Ben artık sigara içmiyorum.
- I don’t smoke any more.
Tom'un daha fazla sabuna ihtiyacı yok. Mary ona bir ömür boyu yetecek kadar sabun verdi.
- Tom doesn't need any more soap. Mary gave him enough to last a lifetime.
Burada kısa süre dinlenelim. Bacaklarım yorgun ve ben daha fazla yürüyemiyorum.
- Let's take a short rest here. My legs are tired and I can't walk any more.
Bizim daha fazla gönüllüye ihtiyacımız yok ama biz biraz daha fazla para kullanabiliriz.
- We don't need any more volunteers, but we could use some more money.
Biraz daha yersem, hasta olacağım.
- If I eat any more, I'll be sick.
Artık onu sevmiyorum.
- I don't love her anymore.
Artık onu sevmiyorum.
- I don't like him anymore.
Artık daha fazla dayanamıyorum! Üç gündür uyumadım!
- I can't take it anymore! I haven't slept for three days!
Tom daha fazla düz durmaya dayanamıyor.
- Tom can't stand up straight anymore.
Seninle bundan sonra konuşmayacağım.
- I won't talk to you anymore.
Tom bundan sonra artık yalnız olmadığının farkında oldu.
- Tom became aware that he was no longer alone anymore.
He's no longer the wholesome Chamber of Commerce bigshot we used to know in the olden days, Doc, he's bad shit anymore.
They don't make repairable radios any more.
I don't like Braques any more than I like Picasso.
I just misspelled my own name! Could I be any stupider?.
... But he's asked that I don't get any more on the right ...
... Any more? ...