anlatıyor

listen to the pronunciation of anlatıyor
Türkçe - İngilizce
describes

Have you read the book Vegan until 6 p.m.? It describes a new way of losing weight. - Saat 6'ya kadar vegan kitabını okudunuz mu? O, kilo kaybetmenin yeni bir yolunu anlatıyor.

anlat
{f} recount

He recounted the accident to me as if he had seen it with his own eyes. - O bana kazayı kendi gözleriyle görmüş gibi anlattı.

He recounted his unusual experiences. - Sıradışı deneyimlerini anlattı.

anlat
tell
anlat
commentate
anlat
{f} telling

Tom isn't good at telling jokes. - Tom fıkraları anlatmada iyi değildir.

You are telling it second hand, aren't you? - Onu dolaylı olarak anlatıyorsun, değil mi?

anlat
narrate

Kemal Tahir narrates the occupation days of Istanbul in 1920s in his book named The People Of The Slave City. - Kemal Tahir Esir Şehrin İnsanları isimli kitabında İstanbul'un 1920'li yıllardaki işgal günlerini anlatır.

The documentary was narrated by Morgan Freeman. - Belgesel Morgan Freeman tarafından anlatıldı.

anlat
{f} recounting
anlatıyor