Erkek kardeşim, ben kadar büyük.
- My brother is as large as I.
O Taro'nun erkek kardeşi.
- He is Taro's brother.
Bakım onu çabuk yaşlandırdı.
- Care aged him quickly.
Endişeler onu hızla yaşlandırdı.
- Worries aged him rapidly.
Kayınbiraderim geçen çarşamba vefat etti.
- My brother-in-law passed away last Wednesday.
Tom Mary'nin kayınbiraderidir.
- Tom is Mary's brother-in-law.
Dört buçuk yaşında yüzmeyi öğrendim.
- I learned to swim aged four and a half.
O, on yedi yaşındadır.
- She is aged seventeen.
Beş kardeş çiftlikte birlikte çalıştı.
- Five brothers worked together on the farm.
Bugün Tom'un erkek kardeşiyle birlikte sinemaya gideceğim.
- Today I'll go to the cinema with Tom's brother.