anımsatma

listen to the pronunciation of anımsatma
Türkçe - İngilizce
recall
anımsatmak
evoke
anımsa
(Bilgisayar) remember

I wonder whether Tom will remember me. - Tom'un beni anımsayıp anımsamayacağını merak ediyorum.

I remember the day we met. - Tanıştığımız günü anımsarım.

anımsatmak
recall
artık anımsatma
(Bilgisayar) dismiss
anımsa
look back

I sometimes look back on my childhood. - Bazen çocukluğumu anımsarım.

anımsa
bethink
anımsatmak
recapture
anımsa
bethought
anımsatmak
evocative of
anımsatmak
to evoke, to remember sb of (sb/sth) hatırlatmak
anımsatmak
to cause or allow (someone) to remember or recall; to make (someone) remember or recall
anımsatmak
remind of
anımsatmak
be evocative of
anımsatmak
bring to mind
Türkçe - Türkçe
Hatırlatma
anımsatmak
Hatırlatmak
anımsatma