Many soldiers suffered terrible wounds in the battle.
- Birçok asker savaşta kötü yaralardan acı çekti.
I don't think Tom suffered.
- Tom'un acı çektiğini sanmıyorum.
Do you think that plants feel pain?
- Bitkilerin acı çektiğini mi düşünüyorsun?
To some life is pleasure, to others suffering.
- Bazılarına göre hayat zevktir, diğerlerine göre acı çekmektir.
My wife is suffering from pneumonia.
- Eşim zatürreden dolayı acı çekiyor.
You look like you're in pain.
- Acı çekiyor gibi görünüyorsun.
Tom sensed that Mary was in pain.
- Tom Mary'nin acı çektiğini hissetti.