a belt or girdle

listen to the pronunciation of a belt or girdle
İngilizce - Türkçe

a belt or girdle teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

zone
bölge

Tom Mary'ye bir okul bölgesinde çok hızlı sürmemesini tavsiye etti. - Tom advised Mary not to drive too fast in a school zone.

Anlaşma, Amerika Birleşik Devletleri'ne bir kanal bölgesi verdi. - The treaty gave the United States a canal zone.

zone
{f} kuşatmak
zone
(Coğrafya) coğrafi kuşak
zone
(Spor) alan savunması
zone
zon
zone
kentbilim bölge
zone
{f} bölgelere ayır
zone
(isim) bölge, kuşak, mıntıka
zone
(fiil) bölgelere ayırmak, kuşatmak, çevirmek
zone
{i} mıntıka
zone
bölge,v.bölgelere ayır: n.bölge
zone
(Askeri) BÖLGE: Yükseliş azami ile asgari arasında değiştiği zaman, aynı barut hakkı ile atılan mermilerin düşeceği saha. Bak "air defence identificatıon zone", "air surface zones", "combat zone", "communication zone", "control zone", "dead zone", "demilitarized zone", "drop zone", "safety zone", "submarine patrol zones" ayrıca bak "area
zone
{i} coğr. kuşak: temperate zone ılıman kuşak. frigid zone
zone
{f} bölgelere ayırmak
zone
(Tıp) Bölge, kısım, kuşak, zona
zone
(Nükleer Bilimler) ölü bölge,bölge
zone
{i} bölge, mıntıka: zone of fire ateş bölgesi. zone of operations harekât bölgesi
İngilizce - İngilizce
zone

In putting on the zone or belt, worn by both bishops and priests, he says: Blessed is God, Who girded me with power, and hath made my path blameless... (Ps. 47:32-33). The zone denotes the priest's readiness to serve the Lord and is also a sign that he is bound to Christ.

a belt or girdle

    Heceleme

    a belt or gir·dle

    Türkçe nasıl söylenir

    ı belt ır gırdıl

    Telaffuz

    /ə ˈbelt ər ˈgərdəl/ /ə ˈbɛlt ɜr ˈɡɜrdəl/

    Günün kelimesi

    onychophagia