üret

listen to the pronunciation of üret
Türkçe - İngilizce
{f} manufacture

Robots are used to manufacture cars. - Robotlar araba üretmek içindir.

This factory manufactures automobile parts. - Bu fabrika, otomobil parçaları üretmektedir.

{f} produced

His mobile phone produced radio emissions that interfered with other phones. - Onun cep telefonu, diğer telefonları engelleyen radyo emisyonu üretti.

War has produced famine throughout history. - Savaş, tarih boyunca sıkıntı üretti.

{f} generating
come up with

In my free time, I come up with plans to create more free time. - Boş zamanımda daha fazla boş zaman yaratma planları üretiyorum.

{f} manufacturing

The manufacturing process has been streamlined. - Üretim süreci geliştirildi.

They are manufacturing TV sets in this factory. - Onlar bu fabrikada TV setleri üretiyorlar.

generate

Nuclear power is used to generate electricity. - Nükleer enerji elektrik üretmek için kullanılır.

This dam has generated a lot of electricity. - Bu baraj büyük miktarda elektrik üretti.

{f} produce

The hosiery factory produces 600,000 pairs of socks a day. - Çorap fabrikası günde 600.000 çift çorap üretir.

Effort produces fine results. - Çaba güzel sonuçlar üretir.

bring out
{f} producing

He went to America for the purpose of learning a new method of producing crops. - Mahsulleri üretmek için yeni bir yöntem öğrenmek amacıyla Amerika'ya gitti.

Factories were producing more than ever before. - Fabrikalar her zamankinden daha çok üretiyorlardı.

bring#out
rapor üret
(Bilgisayar) generate report
üre
(Denizbilim) urine
üre
urea
üre
carbamide
üre
procreate
üre
{f} breeding

This chemical will prevent germs from breeding. - Bu kimyasal mikropların üremesini engeller.

To the best of my knowledge, this chemical will prevent germs from breeding. - Bildiğim kadarıyla, bu kimyasal mikropların üremesini engelleyecek.

basamak üret
(Bilgisayar) generate digits
toplu üret
mass produce
tuzak üret
(Bilgisayar) generate trap
üre
ureal
üre
{f} manufacturing

We are planning changes to the manufacturing process. - Biz üretim sürecinde değişiklikler planlıyoruz.

They are manufacturing TV sets in this factory. - Onlar bu fabrikada TV setleri üretiyorlar.

Türkçe - Türkçe

üret teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

Üre
kaurit tutkalı
üre
Yapay reçine verniği ve tutkalı üretiminde kullanılan billursu toz
üre
Süt ve darı ile yapılan tatlı
üre
Memelilerde protein metabolizmasının son ürünü olan ve idrarla dışarı atılan bileşik
üre
Vücutta biriken azotlu bileşik
üre
Tarımda kullanılan azotlu gübre
üre
Azotlu besinlerin vücutta yanmasıyla oluşan, erimiş bir durumda idrarla dışarı atılan azotlu madde
üre
Sakarya iline özgü bir tür köfte
üre
Yapay reçine verniği ve tutkalı üretiminde kullanılan temel gereçlerden beyaz, billursu toz
üre
Memelilerde pratein metobolizmasının son ürünü olan madde
üre
Yapay reçine verniği ve tutkalı üretiminde kullanılan beyaz ve billursu toz
üre
Sakarya iline özgü bir tatlı
üret