önerilemez

listen to the pronunciation of önerilemez
Türkçe - İngilizce
unadvisable
önerilemez olma
unadvisability
öner
{f} proposed

The president proposed a new plan. - Başkan yeni bir plan önerdi.

He proposed that we should play baseball. - Beyzbol oynamamız gerektiğini önerdi.

öner
hold out
öner
{f} bidding
öner
{f} offering

Are you offering to help? - Yardım etmeyi öneriyor musun?

I appreciate the value of what you're offering. - Önerdiğinin değerini takdir ediyorum.

öner
recommend

I can recommend this restaurant. - Bu lokantayı önerebilirim.

I recommend you to go by train. - Sana trenle gitmeni öneririm.

öner
held out
öner
suggest

I approve the suggestion. - Ben, öneriyi onaylıyorum.

He suggested I go with him to the party. - Onunla birlikte partiye gitmemi önerdi.

öner
{f} propose

The politician proposed reforms to Congress. - Politikacı Kongreye reformlar önerdi.

Did he propose any solutions? - O, hiç çözüm önerdi mi.

önerilemez