Ara
Çeviri
Oyunlar
Programlar
Kayıt ol
Üye Girişi
Ayarlar
Blog
Hakkımızda
İletişim
Hesap
Üye Girişi
Kayıt ol
Ayarlar
English
Türkçe
Deutsche
Русский
العربية
Türkçe
Deutsche
Русский
العربية
ç
ı
ğ
ö
ş
ü
â
Online English Turkish and Multilingual Dictionary 20+ million words and idioms.
(sıfat) zoraki, yapmacık, sıkıntılı, rahatsız
Türkçe - İngilizce
(sıfat) zoraki, yapmacık, sıkıntılı, rahatsız
teriminin Türkçe İngilizce sözlükte anlamı
constrained
past of constrain
lacking spontaneity; not natural; "a constrained smile"; "forced heartiness"; "a strained smile
{s}
restricted; forced; artificial, unnatural
Marked by constraint; not free; not voluntary; embarrassed; as, a constrained manner; a constrained tone
Tuggda
restricted; held back
Forced or compelled against the will, resulting in undue sustained muscluar contraction E g , the horse may be constrained to bend, or flex, or to move forward at speed
be/feel constrained to do sth to feel that you must do something
lacking spontaneity; not natural; "a constrained smile"; "forced heartiness"; "a strained smile"
(sıfat) zoraki, yapmacık, sıkıntılı, rahatsız
Heceleme
(sı·fat) zo·ra·ki, yap·ma·cık, sı·kın·tı·lı, ra·hat·sız
Telaffuz
Resimler
Google Resimler
Bing Resimler
Geçmiş
(sıfat) zoraki, yapmacık, sıkıntılı, rah..
как возможность бы это
αδιαφιλονίκητο γεγονός (adiafilonikito g..
плакаты для преодоления
περάστε τον προϋπολογισμό (peraste ton p..
(fahîm ve fahm. c.) i̇tibar ve nüfuz sah..
&quo..
Daha fazla...
Temizle
Favoriler
Daha fazla...
Temizle