to do away with

listen to the pronunciation of to do away with
İngilizce - Türkçe

to do away with teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

eliminate
elemek
eliminate
{f} bertaraf etmek
eliminate
saf dışı bırakmak
do away with
yürürlükten kaldırmak
do away with
(Ticaret) tasfiye etmek
do away with
işini bitirmek
do away with
icabına bakmak
do away with
defterini dürmek
do away with
izale etmek
do away with
durdurmak
eliminate
ekarte etmek
eliminate
(Ticaret) tasfiye etmek
do away with
bitirmek
do away with
durdur
do away with
son vermek
eliminate
- den kurtarmak
eliminate
çıkarmak
Do away with
Kurtulmak, ortadan kaldırmak; yürürlükten kaldırmak
do away with
-i öldürmek, -i ortadan kaldırmak
eliminate
Tuvaletini yapmak

Teach your puppy not to eliminate in the house.

do away with
(Fiili Deyim ) öldürmek , tahrip etmek
do away with
-i ortadan kaldırmak, -i yok etmek
do away with
öldürmek
do away with
feshetmek
do away with
ortadan kaldırmak

Tüm ayrımcılığı ortadan kaldırmak için her türlü çabayı sarf etmeliyiz. - We must make every effort to do away with all discrimination.

do away with
kaldırmak

Tüm ayrımcılığı ortadan kaldırmak için her türlü çabayı sarf etmeliyiz. - We must make every effort to do away with all discrimination.

do away with
yok etmek
eliminate
(Tıp) İhraç etmek, çıkarmak (vücudun bir parçasını)
eliminate
{f} atmak
eliminate
{f} elenmek
eliminate
çıkart,ortadan kaldır
eliminate
{f} yok etmek

Toplumsal huzursuzluğu yok etmek önemlidir. - It is important to eliminate the social unrest.

eliminate
{f} k.dili. öldürmek, temizlemek
eliminate
{f} (bir yarışçıyı) elemek
eliminate
{f} gidermek
İngilizce - İngilizce
liquidate
To destroy, eliminate, or make an end of

In most countries, homework has come to be an integral part of the schooling system. So much so that parents are suspicious when schools do away with homework.

to do with
Related or relevant to

She says she doesn't want anything to do with him anymore.

Do away with
Abolish, get rid of
do away with
To do away with something means to remove it completely or put an end to it. The long-range goal must be to do away with nuclear weapons altogether
do away with
terminate or take out; "Let's eliminate the course on Akkadian hieroglyphics"
do away with
get rid of, dispense with, abolish, eliminate; destroy, murder
do away with
If one person does away with another, the first murders the second. If you do away with yourself, you kill yourself. a woman whose husband had made several attempts to do away with her
do away with
eliminate
do away with
obviate
do away with
rid of
to do away with

    Heceleme

    to do a·way with

    Türkçe nasıl söylenir

    tı du ıwey wîdh

    Telaffuz

    /tə ˈdo͞o əˈwā wəᴛʜ/ /tə ˈduː əˈweɪ wɪð/