İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
ateşli bir tartışma
açıkça tartışma
bağırarak tartışma
bir tartışma boyunca..
bir tartışma sırasın..
boşuna tartışma
büyük tartışma konus..
büyük ve hararetli t..
eski bir sorunu yeni..
geniş bir alanda yap..
gürültülü patırtılı ..
gürültülü tartışma
hararetli bir tartış..
hararetli tartışma
hararetli tartışma /..
istişare / tartışma ..
karşı tartışma
kuramsal düzeyde tar..
sonuca ulaşmayan tar..
sorunu kökünden çöze..
tartışma / ihtilaf k..
tartışma arayan bir ..
tartışma bitmiştir
tartışma götürmez
tartışma götürür
tartışma kabul etmey..
tartışma kabul etmez
tartışma konusu
tartışma konusu dava
tartışma konusu olab..
tartışma konusu olan..
tartışma konusu yapm..
tartışma olsun diye ..
tartışma ortamı
tartışma programı
tartışma yanlısı kim..
tartışma çıkarmak
şartlar karşılıklı t..
şiddetli tartışma
 
tartışmaadd into favorites
TR    

argument, discussion, debate, quarrel, dispute, controversy, deliberation, sparring, fray, disagreement, disputation, bickering, brawl, broil, cross talk, bust up, contest, contestation, breeze, polemic, bicker, quarrelling, wrangle, wordy warfare, rencounter, conference, tiff, deliberate, argue, teach in, spar, parley, moot, jangle, disputing, argumentation, shooting match, row, rap, hassle, contention, discussion, argument, dispute, tiff, debate, contention, controversy, altercation, debate; discussion; argument, dispute, discuss, to argue, to dispute, to have words (with sb), to have a tiff (with sb), to have a row; to discuss, to debate, to talk sth over (with sb), negotiate, have a row, have words with smb, join issue with smb, have a set to, have a row with, controvert, to debate, to debate (with); to have a discussion (with); to argue, dispute (with), to debate, discuss, or argue (something), set to, join issue with somebody, fall out with, discuss with, hash over, disagree, take issue with smb, (for two greased wrestlers) to engage in a preliminary struggle (in order to discover each other's weak points), contend, canvass, bust, altercate, bat around, (doğruluğunu) challenge,

1 argument  isim     ts
2 discussion  isim     ts
3 debate  isim     ts
4 quarrel  isim     ts
5 dispute  isim     ts
6 controversy  isim     ts
7 deliberation     ts
8 sparring  isim     ts
9 fray     ts
10 disagreement  isim     ts
11 disputation  isim     ts
12 bickering  isim     ts
13 brawl  isim     ts
14 broil  isim     ts
15 cross talk     ts
16 bust up     ts
17 contest  isim     ts
18 contestation  isim     ts
19 breeze  isim     ts
20 polemic     ts
21 bicker     ts
22 quarrelling  isim     ts
23 wrangle  isim     ts
24 wordy warfare     ts
25 rencounter     ts
26 conference     ts
27 tiff     ts
28 deliberate     ts
29 argue     ts
30 teach in     ts
31 spar  isim     ts
32 parley  isim     ts
33 moot  isim     ts
34 jangle  isim     ts
35 disputing     ts
36 argumentation  isim     ts
37 shooting match     ts
38 row  isim     ts
39 rap  isim     ts
40 hassle  isim     ts
41 contention  isim     ts
42 discussion, argument, dispute, tiff, debate, contention, controversy     ts
43 altercation  isim     ts
44 debate; discussion; argument, dispute     ts
45tartışmak discuss  fiil     ts
46tartışmak to argue, to dispute, to have words (with sb), to have a tiff (with sb), to have a row; to discuss, to debate, to talk sth over (with sb)     ts
47tartışmak negotiate  fiil     ts
48tartışmak have a row     ts
49tartışmak have words with smb     ts
50tartışmak join issue with smb     ts
51tartışmak have a set to     ts
52tartışmak have a row with     ts
53tartışmak controvert  fiil     ts
54tartışmak to debate  Hukuk     ts
55tartışmak to debate (with); to have a discussion (with); to argue, dispute (with)     ts
56tartışmak to debate, discuss, or argue (something)     ts
57tartışmak set to     ts
58tartışmak join issue with somebody     ts
59tartışmak fall out with  deyim     ts
60tartışmak discuss with     ts
61tartışmak hash over  konuşma dili     ts
62tartışmak disagree     ts
63tartışmak take issue with smb     ts
64tartışmak (for two greased wrestlers) to engage in a preliminary struggle (in order to discover each other's weak points)     ts
65tartışmak contend  fiil     ts
66tartışmak canvass  fiil     ts
67tartışmak bust     ts
68tartışmak altercate     ts
69tartışmak bat around     ts
70tartışmak (doğruluğunu) challenge     ts
More results

münakaşa, Birbirine karşıt düşünceleri karşılıklı savunma:"Karşısındakilerin tartışmaları çabuk bıraktıklarına da dikkat etmedi."- T. Buğra, Bir sorun üzerine sözle veya yazılı olarak karşılıklı, bazen de sertçe savunma, Ağız kavgası, münakaşa, Ağız kavgası, münakaşa:"Belki de komşulardan çekindiğinden tartışmayı kesmek gereğini duyuyor."- H. Taner, Bir sorun üzerine sözle veya yazılı olarak karşılıklı, bazen de sertçe savunma:"Bir yazarın eserini anlamak için onun kişiliği üzerine bilgi edinmek gerekir mi sorunu öteden beri edebiyatçılar arasında geniş tartışmalara yol açmıştır."- A. Ş. Hisar, Birbirine karşıt düşünceleri karşılıklı savunma, münakaşa etmek, Karşı karşıya durum alıp elle birbirini yoklayarak zayıf yanlarını aramak, Bir konu üzerinde, birbirine ters olan görüş ve inançları karşılıklı savunmak, Ağız dalaşı yapmak, münakaşa etmek:"Usta da, ben de tartışmak istemedik adamla."- N. Cumalı, Güreşte karşı karşıya durum alıp elle birbirini yoklayarak zayıf yanlarını aramak, Ağız dalaşı yapmak, münakaşa etmek,

71 münakaşa     ts
72 Birbirine karşıt düşünceleri karşılıklı savunma:"Karşısındakilerin tartışmaları çabuk bıraktıklarına da dikkat etmedi."- T. Buğra     ts
73 Bir sorun üzerine sözle veya yazılı olarak karşılıklı, bazen de sertçe savunma     ts
74 Ağız kavgası, münakaşa     ts
75 Ağız kavgası, münakaşa:"Belki de komşulardan çekindiğinden tartışmayı kesmek gereğini duyuyor."- H. Taner     ts
76 Bir sorun üzerine sözle veya yazılı olarak karşılıklı, bazen de sertçe savunma:"Bir yazarın eserini anlamak için onun kişiliği üzerine bilgi edinmek gerekir mi sorunu öteden beri edebiyatçılar arasında geniş tartışmalara yol açmıştır."- A. Ş. Hisar     ts
77 Birbirine karşıt düşünceleri karşılıklı savunma     ts
78Tartışmak münakaşa etmek     ts
79tartışmak Karşı karşıya durum alıp elle birbirini yoklayarak zayıf yanlarını aramak     ts
80tartışmak Bir konu üzerinde, birbirine ters olan görüş ve inançları karşılıklı savunmak     ts
81tartışmak Ağız dalaşı yapmak, münakaşa etmek:"Usta da, ben de tartışmak istemedik adamla."- N. Cumalı     ts
82tartışmak Güreşte karşı karşıya durum alıp elle birbirini yoklayarak zayıf yanlarını aramak     ts
83tartışmak Ağız dalaşı yapmak, münakaşa etmek     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Günün Kelimesi




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada tartışma kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. tartışma kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan tartışma kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.