İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
alet ile işleme
arazi açıp işleme
ağaç işleme makinesi
ağaç işleme sanayii
ağaç işleme sanayii ..
bakır levhayı kezzap..
bakır levhayı kezzap..
balık işleme gemisi
bayt işleme
bilgi işleme
birine karşı yasal i..
bir siparişi işleme ..
bir suç işleme konus..
dahilde işleme rejim..
dahilde işleme usülü
dantel işleme
delikli işleme
demir işleme sanayii
demir işleme sanayi ..
Deniz kuvvetleri kar..
Deniz kuvvetleri kar..
Deniz İhtiyat kargo ..
Deniz İhtiyat kargo ..
Deniz İhtiyat kargo ..
dizelge işleme
dizgi işleme
dosya işleme
işleme alma
işleme almak
işleme ekipmanı
işleme faaliyetleri
işleme hızı
işleme izni
işleme koyma
işleme koymak
işleme makinesi
işleme masrafları
işleme mühendisi
işleme payı
işleme sanayi
işleme sertleşmesi
işleme süresi
işleme tabi tutmak
işleme tabı tutmak
işleme tarzı
işleme yeri
işleme zamanı
çalışma / işleme tar..
çelik işleme
çift yanlı işleme yö..
 
işlemeadd into favorites
TR    

manipulation, cultivation, handiwork, travel, movement, conditioning, engraving, treatment, fancywork, handling, commission, dressing, needlework, working, running, processing yard, crop, service, (suç) perpetration, working, running; processing; committing, commitment; treatment; embroidery, handwork, needlework, processing, work, handling , processing, processing, working (something) up, dupe, commitment, operation, embroidery, handwork, processing (of film), process, performance, embroider, commit, handle, treat, farm, forge, operate, function, engrave, penetrate, go, perpetrate, cultivate, brand, ply, tame, strike, mill, unhair, trace, manipulate to, dress, tick, refine, stamp, sink, grave, hammer, ferry, discourse, indwell, instil, run, sink into, pierce, perform, instill, slang to commit theft; to steal, (for a vehicle, ship) to ply, make regular trips, (for a road) to carry traffic, (for a business) to be doing a good business, be doing well, to function, operate, perform, do work, to cultivate, work (land), to treat, discuss (a subject), slang to investigate, look into, (for a boil, sore, or wound) to fester, (for a law) to be effective, be enforced, to penetrate; to soak into, to do fine work on, embroider, (suç) perpetrate, (beynine) print, (toprak) tame, till, to process, treat, work up, manipulate, to operate, to work, to run, to function; to process, to treat; to embroider; to commit, to perpetrate; to penetrate; to influence; to embroider; (toprak) to cultivate; (konu) to treat, to deal with; to teach (a subject); (taşıt) to run, to ply; (çıban) t, slang to pull the wool over someone's eyes (as a joke). İşleyen demir pas tutmaz/paslanmaz/ışıldar. (Atasözü) An active, industrious person is a healthy, productive person,

1 manipulation     ts
2 cultivation  isim     ts
3 handiwork  isim     ts
4 travel     ts
5 movement  isim     ts
6 conditioning     ts
7 engraving  isim     ts
8 treatment  Tekstil     ts
9 fancywork  isim     ts
10 handling  Nükleer Bilimler     ts
11 commission  isim     ts
12 dressing     ts
13 needlework  Teknik,Tekstil     ts
14 working     ts
15 running     ts
16 processing yard  Askeri     ts
17 crop  isim     ts
18 service  isim     ts
19 (suç) perpetration     ts
20 working, running; processing; committing, commitment; treatment; embroidery, handwork, needlework     ts
21 processing     ts
22 work     ts
23 handling , processing     ts
24 processing, working (something) up     ts
25 dupe     ts
26 commitment     ts
27 operation     ts
28 embroidery, handwork     ts
29 processing (of film)     ts
30 process     ts
31 performance     ts
32 embroider     ts
33işlemek commit     ts
34işlemek handle  fiil     ts
35işlemek treat     ts
36işlemek farm  fiil     ts
37işlemek forge  fiil     ts
38işlemek operate     ts
39işlemek function  fiil     ts
40işlemek engrave     ts
41işlemek penetrate  fiil     ts
42işlemek go  fiil     ts
43işlemek perpetrate     ts
44işlemek cultivate     ts
45işlemek brand  fiil     ts
46işlemek ply     ts
47işlemek tame  fiil     ts
48işlemek strike  fiil     ts
49işlemek mill     ts
50işlemek unhair     ts
51işlemek trace     ts
52işlemek manipulate to     ts
53işlemek dress     ts
54işlemek tick     ts
55işlemek refine     ts
56işlemek stamp  fiil     ts
57işlemek sink  fiil     ts
58işlemek grave  fiil     ts
59işlemek hammer  fiil     ts
60işlemek ferry  fiil     ts
61işlemek discourse  fiil     ts
62işlemek indwell  fiil     ts
63işlemek instil     ts
64işlemek run  fiil     ts
65işlemek sink into     ts
66işlemek pierce  fiil     ts
67işlemek perform  fiil     ts
68işlemek instill  fiil     ts
69işlemek slang to commit theft; to steal     ts
70işlemek (for a vehicle, ship) to ply, make regular trips     ts
71işlemek (for a road) to carry traffic     ts
72işlemek (for a business) to be doing a good business, be doing well     ts
73işlemek to function, operate, perform, do work     ts
74işlemek to cultivate, work (land)     ts
75işlemek to treat, discuss (a subject)     ts
76işlemek slang to investigate, look into     ts
77işlemek (for a boil, sore, or wound) to fester     ts
78işlemek (for a law) to be effective, be enforced     ts
79işlemek to penetrate; to soak into     ts
80işlemek to do fine work on, embroider     ts
81işlemek (suç) perpetrate     ts
82işlemek (beynine) print     ts
83işlemek (toprak) tame     ts
84işlemek till     ts
85işlemek to process, treat, work up     ts
86işlemek manipulate     ts
87işlemek to operate, to work, to run, to function; to process, to treat; to embroider; to commit, to perpetrate; to penetrate; to influence; to embroider; (toprak) to cultivate; (konu) to treat, to deal with; to teach (a subject); (taşıt) to run, to ply; (çıban) t     ts
88işlemek slang to pull the wool over someone's eyes (as a joke). İşleyen demir pas tutmaz/paslanmaz/ışıldar. (Atasözü) An active, industrious person is a healthy, productive person     ts
More results

İnce ve süslü işlenmiş, İşlemek işi. İnce ve süslü el işi, nakış:"Her dokuma parça renkli işleme ve oyalarla bezenmişti."- F. R. Atay, İnce ve süslü el işi, nakış, Herhangi bir konuyu ele alarak inceleme, brode, Bir filmdeki gizli görüntüyü ortaya çıkarmak için, gümüş bromürlü tabakanın laboratuvarda çeşitli kimyasal işlemlerden geçirilmesi, İşlemek işi, Hukuki tağyir. Bir kimsenin malik olmadığı bir şeyi işlemesi veya değiştirmesi, Düşüncelerini herhangi birine etki yaparak benimsetmek, İyi çalışmak, müşterisi bol olmak, İşlek, etkin durumda olmak, Durağan durumdan hareketli duruma geçmek, çalışmak, Hesapları veya kayıtları düzenli olarak tutmak veya gereken yere aktarmak, İçine girmek, etkilemek, nüfuz etmek, Gidip gelmek, Kapanmak, Olgunlaşma yolunda olmak, Hesapları veya kayıtları düzenli olarak tutmak veya gereken yere aktarmak:"Tayın çizelgelerini düzenliyorum, ambar defterini işliyorum."- E. Bener, Herhangi bir konuyu ele alarak incelemek, öğretmek, Durağan durumdan hareketli duruma geçmek, çalışmak:"İşleyen demir ışıldar."- Atasözü, Bir şeye emek vererek onu daha elverişli bir duruma getirmek. İnce ve süslü şeyler yapmak, nakışlamak:"Para için işlemediğini iddia eden bu fakir ihtiyar, şüphesiz, sanatının âşığıydı."- M. Ş. Esendal. İçine girmek, etkilemek, nüfuz etmek:"O uzun ve derin bakış genç adamın ta yüreğine kadar işlemişti."- Y. K. Karaosmanoğlu. İyi çalışmak, müşterisi bol olmak, Düşüncelerini herhangi birine etki yaparak benimsetmek:"Ali Rıza Bey bu ilk çocuğu ile, bir çiçek meraklısı, bahçesiyle oynar gibi oynamış, onu ancak kendi hayalinde yaşayan mükemmel insan maddelerine göre işlemişti."- R. N. Güntekin. İşlek, etkin durumda olmak:"Lütfügiller büyücek bahçelerinin ana yola açılan kapısından işlerlerdi."- S. F. Abasıyanık. Çıban, olgunlaşma yolunda olmak, Yara, kapanmak, Bir şeye emek vererek onu daha elverişli bir duruma getirmek, Yapmak, nakışlamak, Herhangi bir ürünü satışa sunulmadan önce birtakım işlemlerden geçirmek, Gidip gelmek:"Şimdi otomobillerin, otobüslerin işledikleri asfalt caddeden bir zamanlar ne kervan, ne insan geçerdi."- S. M. Alus,

89 İnce ve süslü işlenmiş     ts
90 İşlemek işi. İnce ve süslü el işi, nakış:"Her dokuma parça renkli işleme ve oyalarla bezenmişti."- F. R. Atay     ts
91 İnce ve süslü el işi, nakış     ts
92 Herhangi bir konuyu ele alarak inceleme     ts
93 brode     ts
94 Bir filmdeki gizli görüntüyü ortaya çıkarmak için, gümüş bromürlü tabakanın laboratuvarda çeşitli kimyasal işlemlerden geçirilmesi     ts
95 İşlemek işi     ts
96 Hukuki tağyir. Bir kimsenin malik olmadığı bir şeyi işlemesi veya değiştirmesi  Hukuk     ts
97işlemek Düşüncelerini herhangi birine etki yaparak benimsetmek     ts
98işlemek İyi çalışmak, müşterisi bol olmak     ts
99işlemek İşlek, etkin durumda olmak     ts
100işlemek Durağan durumdan hareketli duruma geçmek, çalışmak     ts
101işlemek Hesapları veya kayıtları düzenli olarak tutmak veya gereken yere aktarmak     ts
102işlemek İçine girmek, etkilemek, nüfuz etmek     ts
103işlemek Gidip gelmek     ts
104işlemek Kapanmak     ts
105işlemek Olgunlaşma yolunda olmak     ts
106işlemek Hesapları veya kayıtları düzenli olarak tutmak veya gereken yere aktarmak:"Tayın çizelgelerini düzenliyorum, ambar defterini işliyorum."- E. Bener     ts
107işlemek Herhangi bir konuyu ele alarak incelemek, öğretmek     ts
108işlemek Durağan durumdan hareketli duruma geçmek, çalışmak:"İşleyen demir ışıldar."- Atasözü     ts
109işlemek Bir şeye emek vererek onu daha elverişli bir duruma getirmek. İnce ve süslü şeyler yapmak, nakışlamak:"Para için işlemediğini iddia eden bu fakir ihtiyar, şüphesiz, sanatının âşığıydı."- M. Ş. Esendal. İçine girmek, etkilemek, nüfuz etmek:"O uzun ve derin bakış genç adamın ta yüreğine kadar işlemişti."- Y. K. Karaosmanoğlu. İyi çalışmak, müşterisi bol olmak     ts
110işlemek Düşüncelerini herhangi birine etki yaparak benimsetmek:"Ali Rıza Bey bu ilk çocuğu ile, bir çiçek meraklısı, bahçesiyle oynar gibi oynamış, onu ancak kendi hayalinde yaşayan mükemmel insan maddelerine göre işlemişti."- R. N. Güntekin. İşlek, etkin durumda olmak:"Lütfügiller büyücek bahçelerinin ana yola açılan kapısından işlerlerdi."- S. F. Abasıyanık. Çıban, olgunlaşma yolunda olmak     ts
111işlemek Yara, kapanmak     ts
112işlemek Bir şeye emek vererek onu daha elverişli bir duruma getirmek     ts
113işlemek Yapmak, nakışlamak     ts
114işlemek Herhangi bir ürünü satışa sunulmadan önce birtakım işlemlerden geçirmek     ts
115işlemek Gidip gelmek:"Şimdi otomobillerin, otobüslerin işledikleri asfalt caddeden bir zamanlar ne kervan, ne insan geçerdi."- S. M. Alus     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Günün Kelimesi




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada işleme kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. işleme kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan işleme kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.