İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
adalet dağıtmak
amortismanı yıllara ..
aralarında dağıtmak
askeri birlikleri da..
askerlere tayın dağı..
aylara dağıtmak
azar azar dağıtmak
ağızıni burnunu dağı..
ağızını burnunu dağı..
ağızını dağıtmak
bedava bilet dağıtma..
bedava hisse senedi ..
belli bir oran içind..
beynini dağıtmak
bildiri / sirküler d..
bir kulübü dağıtmak
bir meblağı eşit ola..
bir mücrimin eşkalin..
borsa kazancını dağı..
broşür dağıtmak
bulutları dağıtmak
cömertçe para dağıtm..
daha yüksek kâr payı..
davetiye dağıtmak
dağıtmak; bölüştürme..
dikkati dağıtmak
dikkati dağıtmak içi..
dikkatini dağıtmak
çenesini dağıtmak
 
dağıtmakadd into favorites
TR    

distribute, scatter, disrupt, deploy, disperse, dispense, deliver, pass out, to distribute; to deal; to dole out, give out, hand out; to dispense, dissipate, dissolve, hand out, strew, dispel, deal out, deal, dispence, disjoint, muddle, drown, rumple, issue, fritter, fling off, litter, mete out, ruffle, rag, evoive, divide, sparge, dole out, break, send out, defuse, turn in, break up, smash, disintegrate, dispelling, freak out, dispell, put out, divide up among, spread, dot, shed, tumble, even out, fuck up, divide among, dispose of, serve out, send, dispose, bestrew, divert, dismantle, to disintegrate; to dissolve; to break up; to disperse; to freak out, to lose one's self-control; to deal; to scatter, to disperse; to distribute; to spread; to diffuse; to dissipate; to dispel; to hand out, to give out, to dispense, to deal out; to disba, (saç) rough up, disject, demount, crack-up, decompose, disband, diffuse, to allocate, to distribute, dispatch , distribute, to cause (something) to break into pieces, cause (something) to disintegrate or spall off; to smash (something) to bits, to mess up, disorder, put (something) into disarray, disarray, to scatter; to disperse; to dispel; to dissipate, to dissolve (an organization), print. to distribute (type). Dağıtırım ha! (Konuşma Dili) I'll smash your face in!, crack up, be on the loose, allocation, dissipation, dealing, split up, dispensation, dismantlement, distributing, delivery, dispatch, distribution, disposition, dispersion, handout,

1 distribute  fiil     ts
2 scatter  fiil     ts
3 disrupt  fiil     ts
4 deploy     ts
5 disperse  fiil     ts
6 dispense     ts
7 deliver  fiil     ts
8 pass out     ts
9 to distribute; to deal; to dole out, give out, hand out; to dispense     ts
10 dissipate  fiil     ts
11 dissolve     ts
12 hand out     ts
13 strew  fiil     ts
14 dispel     ts
15 deal out     ts
16 deal     ts
17 dispence     ts
18 disjoint     ts
19 muddle     ts
20 drown  fiil     ts
21 rumple  fiil     ts
22 issue  fiil     ts
23 fritter     ts
24 fling off     ts
25 litter  fiil     ts
26 mete out     ts
27 ruffle  fiil     ts
28 rag  fiil     ts
29 evoive     ts
30 divide     ts
31 sparge     ts
32 dole out     ts
33 break     ts
34 send out     ts
35 defuse     ts
36 turn in     ts
37 break up     ts
38 smash     ts
39 disintegrate     ts
40 dispelling     ts
41 freak out     ts
42 dispell     ts
43 put out  Dilbilim     ts
44 divide up among     ts
45 spread     ts
46 dot  fiil     ts
47 shed     ts
48 tumble  fiil     ts
49 even out  deyim     ts
50 fuck up  deyim     ts
51 divide among     ts
52 dispose of     ts
53 serve out     ts
54 send     ts
55 dispose     ts
56 bestrew  fiil     ts
57 divert     ts
58 dismantle     ts
59 to disintegrate; to dissolve; to break up; to disperse; to freak out, to lose one's self-control; to deal; to scatter, to disperse; to distribute; to spread; to diffuse; to dissipate; to dispel; to hand out, to give out, to dispense, to deal out; to disba     ts
60 (saç) rough up     ts
61 disject     ts
62 demount     ts
63 crack-up     ts
64 decompose     ts
65 disband     ts
66 diffuse     ts
67 to allocate, to distribute  Hukuk     ts
68 dispatch , distribute     ts
69 to cause (something) to break into pieces, cause (something) to disintegrate or spall off; to smash (something) to bits     ts
70 to mess up, disorder, put (something) into disarray, disarray     ts
71 to scatter; to disperse; to dispel; to dissipate     ts
72 to dissolve (an organization)     ts
73 print. to distribute (type). Dağıtırım ha! (Konuşma Dili) I'll smash your face in!     ts
74 crack up     ts
75 be on the loose     ts
76dağıtma allocation  isim     ts
77dağıtma dissipation     ts
78dağıtma dealing  isim     ts
79dağıtma split up     ts
80dağıtma dispensation     ts
81dağıtma dismantlement     ts
82dağıtma distributing     ts
83dağıtma delivery  isim     ts
84dağıtma dispatch     ts
85dağıtma distribution  İnşaat     ts
86dağıtma disposition     ts
87dağıtma dispersion     ts
88dağıtma handout     ts
More results

(Mecaz) Ne yaptığını bilmeyecek kadar içip kendinden geçmek, FİDA, FEŞG, TEBTİT, saçıştırmak, NEKS, ŞA'VA', TEMZİG, Etkisini, gücünü azaltmak, gidermek, Güçlü bir vuruşla büyük bir zarara yol açmak, Bir şeyin veya bir yerin düzenini bozmak, Belli bir orana göre bölüştürmek, pay etmek, tevzi etmek:"Muhacir kümeleri arasında ekmek dağıtmakla uğraşan yaşlıca bir adama seslendi."- P. Safa, Toplu durumda bulunan kimse veya şeyleri birbirinden uzaklaştırmak veya ayırmak:"Düşman ordusunu çil yavrusu gibi dağıtırlardı."- Y. K. Beyatlı, Bir topluluğun varlığına son vermek, feshetmek, Kurulu bir düzeni bozmak, Belli bir orana göre bölüştürmek, pay etmek, tevzi etmek, Toplu durumda bulunan kimse veya şeyleri birbirinden uzaklaştırmak veya ayırmak, Etkisini, gücünü azaltmak, gidermek. İletmek, ulaştırmak:"Selamlar dağıtarak telaşsız ve yorgun bana doğru yürüyordu."- R. H. Karay, İletmek, ulaştırmak, TEVZİ, tefviz, BAHSERE, Dağıtmak işi, tevzi etme,

89 (Mecaz) Ne yaptığını bilmeyecek kadar içip kendinden geçmek - "Niye dağıttın bu kadar? Önemli bir derdin var herhalde."     ts
90 FİDA     ts
91 FEŞG     ts
92 TEBTİT     ts
93 saçıştırmak     ts
94 NEKS     ts
95 ŞA'VA'     ts
96 TEMZİG     ts
97 Etkisini, gücünü azaltmak, gidermek     ts
98 Güçlü bir vuruşla büyük bir zarara yol açmak     ts
99 Bir şeyin veya bir yerin düzenini bozmak     ts
100 Belli bir orana göre bölüştürmek, pay etmek, tevzi etmek:"Muhacir kümeleri arasında ekmek dağıtmakla uğraşan yaşlıca bir adama seslendi."- P. Safa     ts
101 Toplu durumda bulunan kimse veya şeyleri birbirinden uzaklaştırmak veya ayırmak:"Düşman ordusunu çil yavrusu gibi dağıtırlardı."- Y. K. Beyatlı     ts
102 Bir topluluğun varlığına son vermek, feshetmek     ts
103 Kurulu bir düzeni bozmak     ts
104 Belli bir orana göre bölüştürmek, pay etmek, tevzi etmek     ts
105 Toplu durumda bulunan kimse veya şeyleri birbirinden uzaklaştırmak veya ayırmak     ts
106 Etkisini, gücünü azaltmak, gidermek. İletmek, ulaştırmak:"Selamlar dağıtarak telaşsız ve yorgun bana doğru yürüyordu."- R. H. Karay     ts
107 İletmek, ulaştırmak     ts
108Dağıtma TEVZİ  Hukuk     ts
109Dağıtma tefviz     ts
110Dağıtma BAHSERE     ts
111dağıtma Dağıtmak işi, tevzi etme     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Günün Kelimesi




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada dağıtmak kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. dağıtmak kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan dağıtmak kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.