Someone (especially a man) who is considered to be a good choice for marriage, because of wealth, status etc, basic plan of a structure (Architecture),
30
Someone (especially a man) who is considered to be a good choice for marriage, because of wealth, status etc - "We met some time ago a man that would just do for you, if you were not already engaged to Jonathan. He is an excellent parti, being handsome, well off, and of good birth."
Bazı oyunlarda bir kez, Bir bütünün parçası, kısım, Bir kişi, bir kuruluş veya bir topluluğun, çoğu belli bir şeyi kutlama amacıyla düzenledikleri eğlence, Çok ucuza elde edilen şey, kelepir, Bir şeyi kutlamak amacıyla düzenlenen eğlence, Vurgun, kazanç, İnsan topluluğu, Ortak düşünce ve görüşteki kişilerin oluşturdukları siyasi topluluk, fırka, Bazı oyunlarda bir kez:"Öğle sonları birkaç parti tavla oynamaktan hiç vazgeçmiyorduk."- Y. K. Karaosmanoğlu, Bir bütünün parçası, kısım:"Yedi sekiz balyalık bir partiden bir buçuk, iki kilo tütün yürütüyordu."- N. Cumalı, Bir kişi, bir kuruluş veya bir topluluğun, çoğu belli bir şeyi kutlama amacıyla düzenledikleri eğlence:"Gülümhan'ın partisinde tanışır gibi olmuştuk."- A. İlhan. Çok ucuza elde edilen şey, kelepir, Vurgun, kazanç:"Kazanmakta olduğu partinin güme gitmesinden korkan terlikçi İhsan..."- H. Taner, Armoniyi oluşturan ezgilerden her biri, Tutam (II), Ortak düşünce ve görüşteki kişilerin oluşturdukları siyasi topluluk, fırka:"Seçmenler yeni güç santrallerinin doğayı bozacağını düşündükleri için karşı partiyi tutmuşlar."- H. Taner. İnsan topluluğu,
32
Bazı oyunlarda bir kez
ts
33
Bir bütünün parçası, kısım
ts
34
Bir kişi, bir kuruluş veya bir topluluğun, çoğu belli bir şeyi kutlama amacıyla düzenledikleri eğlence
ts
35
Çok ucuza elde edilen şey, kelepir
ts
36
Bir şeyi kutlamak amacıyla düzenlenen eğlence
ts
37
Vurgun, kazanç
ts
38
İnsan topluluğu
ts
39
Ortak düşünce ve görüşteki kişilerin oluşturdukları siyasi topluluk, fırka
ts
40
Bazı oyunlarda bir kez:"Öğle sonları birkaç parti tavla oynamaktan hiç vazgeçmiyorduk."- Y. K. Karaosmanoğlu
ts
41
Bir bütünün parçası, kısım:"Yedi sekiz balyalık bir partiden bir buçuk, iki kilo tütün yürütüyordu."- N. Cumalı
ts
42
Bir kişi, bir kuruluş veya bir topluluğun, çoğu belli bir şeyi kutlama amacıyla düzenledikleri eğlence:"Gülümhan'ın partisinde tanışır gibi olmuştuk."- A. İlhan. Çok ucuza elde edilen şey, kelepir
ts
43
Vurgun, kazanç:"Kazanmakta olduğu partinin güme gitmesinden korkan terlikçi İhsan..."- H. Taner
ts
44
Armoniyi oluşturan ezgilerden her biri
ts
45
Tutam (II)
ts
46
Ortak düşünce ve görüşteki kişilerin oluşturdukları siyasi topluluk, fırka:"Seçmenler yeni güç santrallerinin doğayı bozacağını düşündükleri için karşı partiyi tutmuşlar."- H. Taner. İnsan topluluğu
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada parti kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. parti kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan parti kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.