hiçbir şey

listen to the pronunciation of hiçbir şey
Türkçe - İngilizce
nothing

I've got nothing to say to him. - Ona söyleyecek hiçbir şeyim yok.

She knows nothing about your family. - Aileniz hakkında hiçbir şey bilmiyor.

{i} anything

You are a really good secretary. If you didn't take care of everything, I couldn't do anything. You are just great. - Sen gerçekten iyi bir sekretersin. Her şeyle ilgilenmemiş olsaydın , ben hiçbir şey yapamazdım. Sen harikasın.

I listened, but I didn't hear anything. - Dinledim fakat hiçbir şey duymadım.

(used with a negative verb) nothing at all; nothing
{i} nix
nowt
next to nothing
(Argo) bugger all
fuck all
damn all
no nothing
nothing whatsoever
nothing at all

The room was so dark that we could see nothing at all. - Oda o kadar karanlıktı ki hiçbir şey göremedik.

Darcy said nothing at all. - Darcy hiçbir şey söylemedi.

sweet fanny
naught
hiçbir şey görmedim
I haven't seen anything
hiç bir şey
nothing

There's nothing I can do to help her. - Ona yardım etmek için yapabileceğim hiç bir şey yok.

There is nothing we can do to bring him back. - Onu geri getirmek için yapabileceğimiz hiç bir şey yok.

hiç bir şey
next to nothing
hiç bir şey
anything

That doesn't look like anything I've ever seen. - Bu şimdiye kadar gördüğüm hiç bir şeye benzemiyor.

Do you ever hear anything about Misako? - Misako hakkında hiç bir şey duydun mu?

Hiçbirşey
nothing
göre hiçbir şey
nothing to
hiç bir şey
aught
Türkçe - Türkçe
(Hukuk) NİS
(Hukuk) NİHİL
hiçbir şey