Sizin bir öğretmen olduğunuzu biliyorum.
- I know that you're a teacher.
Siz insanları anlamıyorum.
- I do not understand you.
Artık seni sevmiyorum.
- I don't love you anymore.
Seni anlamak gerçekten çok zor.
- Understanding you is really very hard.
Sana satranç oynamayı öğreteceğim.
- I will teach you to play chess.
Bu kravat sana çok iyi uyuyor.
- That tie suits you very well.
Bu otobüs sizi müzeye götürecek.
- This bus will take you to the museum.
Sizin hangi tür şarabınız var?
- What kind of wine do you have?
Seni anlamak gerçekten çok zor.
- Understanding you is really very hard.
Artık seni sevmiyorum.
- I don't like you anymore.
Ben size seve seve yardımcı olacaktım, sadece şimdi çok meşgulüm.
- I would gladly help you, only I am too busy now.
Ben size yardımcı olmaktan mutlu olurum.
- I will be glad to help you.
Kendinizle gurur duymalısınız.
- You should be proud of yourselves.
Siz ikiniz kendinizden utanmalısınız.
- You two should be ashamed of yourselves.
I will show you some pictures.
- Ich werde euch ein paar Bilder zeigen.
As soon as they return, I will telephone you.
- Sobald sie zurück sind, rufe ich euch an.