Siz burada bir öğretmen misiniz yoksa bir öğrenci misiniz?
- Are you a teacher or a student here?
Merhaba, siz Bay Ogawa mısınız?
- Hello, are you Mr Ogawa?
Artık seni sevmiyorum.
- I don't love you anymore.
Artık seni sevmiyorum.
- I don't like you anymore.
Bu kitabı sana vereceğim.
- I will give you this book.
Bu kravat sana çok iyi uyuyor.
- That tie suits you very well.
Sizin bir öğretmen olduğunuzu biliyorum.
- I know that you're a teacher.
Çünkü biz sizi seviyoruz, daha iyi bir kullanıcı deneyimi getirmek için Tatoeba'yı güncelleştiriyoruz. Gördünüz mü? Biz sizi seviyoruz ha?
- Because we love you, we are updating Tatoeba to bring you a better user experience. See? We love you huh?
Artık seni sevmiyorum.
- I no longer love you.
Seni anlamak gerçekten çok zor.
- Understanding you is really very hard.
Ben size yardımcı olmaktan mutlu olurum.
- I will be glad to help you.
Size kuralları ihlal etmek için izin verilmez.
- You are not allowed to violate the rules.
Kendinize dikkat edin!
- Take care of yourselves!
Kendinizi kontrol etmeye çalışın.
- Try to control yourselves.
The police will get you to find the bullets.
- Die Polizei wird euch dazu bringen, die Kugeln zu finden.
As soon as they return, I will telephone you.
- Sobald sie zurück sind, rufe ich euch an.