Sizin bir öğretmen olduğunuzu biliyorum.
- I know that you're a teacher.
Siz insanları anlamıyorum.
- I do not understand you.
Seni anlamak gerçekten çok zor.
- Understanding you is really very hard.
Sen olmasaydın, o hâlâ hayatta olacaktı.
- If it hadn't been for you, he would still be alive.
Sana küçük bir şey getirdim.
- I brought you a little something.
Bu kravat sana çok iyi uyuyor.
- That tie suits you very well.
Bu otobüs sizi müzeye götürecek.
- This bus will take you to the museum.
Sizin bir öğretmen olduğunuzu biliyorum.
- I know that you're a teacher.
Artık seni sevmiyorum.
- I no longer love you.
İstasyona giderken ben seni geçtim.
- I can beat you to the station.
İçmek için size ne alabilirim?
- What can I get you for drinking?
Ben size seve seve yardımcı olacaktım, sadece şimdi çok meşgulüm.
- I would gladly help you, only I am too busy now.
Kendinizi kontrol etmeye çalışın.
- Try to control yourselves.
Hepiniz kendinizden utanmalısınız.
- You should all be ashamed of yourselves.
I'll miss you very much if you go.
- Ich werde euch sehr vermissen, wenn ihr geht.
As soon as they return, I will telephone you.
- Sobald sie zurück sind, rufe ich euch an.