bozmak

listen to the pronunciation of bozmak
Türkçe - İngilizce

bozmak teriminin Türkçe İngilizce sözlükte anlamı

{f} ruin I don't want to ruin Harun's holiday. - Harun'un tatilini bozmak istemiyorum.
{f} break We want to break off this negotiation. - Biz bu müzakereyi bozmak istiyoruz.
{f} spoil I don't want to spoil the surprise. - Sürprizi bozmak istemiyorum.
cash
corrupt
damage
change
disrupt
to mess up, make a mess of (a place)
to upset, spoil (plans, a system)
to change, exchange (a specified amount of money) for another currency
to upset (one's stomach)
to change, break (a specified amount of money) into smaller units
law to abrogate; to quash; to overturn
to rip out the seams of (a garment) or to cut up (a garment) (so that it can be remade)
(for the weather) to turn nasty, get cold, stormy, or snowy
undo
to complete the harvest in, harvest everything in (a specified place)
to have (something) on the brain, be too wrapped up in: Aklını seksle bozdu. He's got sex on the brain
to violate (an agreement)
to spoil, ruin; to harm, damage; to mar; to impair
to deflower, deprive (a woman) of her virginity
to embarrass, discomfit, discountenance
(Askeriye) to defeat (a unit) decisively, rout
whittle away
disorder Prostitution, gambling, the use of narcotic substances, drunkenness, disorder, and all other illegal activities are STRICTLY FORBIDDEN. - Fahişelik, kumar, uyuşturucu madde kullanımı, sarhoşluk, düzeni bozmak ve diğer yasadışı etkinlikler kesinlikle yasaklanmıştır.
whittle down
put out of action
to spoil, to ruin, to disrupt, to upset, to mar, to decompose, to decay, to rot, to frustrate, to undo, to demolish; to taint, to adulterate; to disarrange, to disorder; to flatten, to flummox, to disconcert, to mortify, to humiliate, to embarrass, to sco
unmake
break down
upset
whittle off
vitiate
put to shame
disappoint
wreck
violate
exchange
discomfit
adulterate
{f} impair
{f} mess
{f} murder
{f} abash
{f} abolish
{f} deteriorate
{f} affect
{f} thwart
{f} sour
{f} confound
frustrate
{f} blemish
{f} garble
{f} contaminate
(deyim) fuck up
humiliate
cloud
finish
muddle
scuttle
rupture
decompose
wipe
check off
strike
(Dilbilim) bitch up
trim
unsettle
turn
sinirini bozmak
annoy
sinir bozmak
annoy
biçimini bozmak
distort
biçimini bozmak
deform
moral bozmak
get somebody down
moralini bozmak
depress
sinirini bozmak
unnerve
temelini bozmak
sap
kızlık bozmak
(Argo) knock off
kızlık bozmak
(Argo) deflower
kızlık bozmak
(Argo) deflorate
kızlık zarı bozmak
deflower
moral bozmak
demoralize
oyun bozmak
spoil the game
güzelliğini bozmak
blemish
sinir bozmak
irritate
dengeyi bozmak
To disrupt the balance
düzeni bozmak
to make waves
ezber bozmak
memorization to ruin
ezber bozmak
Defamiliarize
f l. (verpfuschen) bozmak, berbat etm
f l. (Verpfuschen) corrupt, terrible ETM
kızlık bozmak
(Argo) ruin I don't want to ruin Harun's holiday. - Harun'un tatilini bozmak istemiyorum.
kızlık bozmak
To break her maiden
sihrini bozmak
To break the spell
ziyan etmek. telef etmek. bozmak
to waste. to waste. corrupt
ablukayı bozmak
to break the blockade
ahenkini bozmak
to create disunity between or in, upset the tranquillity that existed between or in
ahlakını bozmak
to debauch, to pervert, to deprave
ahlakını bozmak
to corrupt or debase (someone's) morals, corrupt
ahlâkını bozmak
taint
ahlâkını bozmak
demoralize
ahlâkını bozmak
deprave
aklını bozmak
get one's claws into
akılını bozmak
to be obsessed (with)
andını bozmak
to violate an oath
anlaşmayı bozmak
to break an agreement, to violate an agreement
antını bozmak
to violate one's oath
aptes bozmak
to go to the toilet
aptes bozmak
to relieve nature, to empty the bowels
ara bozmak
to destroy the friendship (between), to sow discord
ara bozmak
to destroy the friendship (between or among)
ara bozmak
disunite
ara bozmak
embroil
ara bozmak
make mischief
ara bozmak
set at odds
ara bozmak
create a rift
aralarını bozmak
to sow discord
aralarını bozmak
set at variable
aralarını bozmak
set at odds
asabını bozmak
get on smb.'s nerves
asayişi bozmak
to break the peace
asayişi bozmak
disturb the peace
ayar bozmak
change setting
ayar bozmak
detune
ağzını bozmak
to talk smut, to use bad language
ağzının tadını bozmak
to spoil the enjoyment (of)
ağızını bozmak
to swear, use bad language
barışı bozmak
to break the peace
bağ bozmak
to harvest grapes
bekâretini bozmak
deflower
bekâretini bozmak
deflorate
biçimini bozmak
disfigure
biçimini bozmak
to deform
büyü bozmak
to break a spell
büyük aptes bozmak
to have a bowel movement, to have a BM
büyüyü bozmak
to break a spell
büyüyü bozmak
break the spell
dengesini bozmak
unbalance
dengesini bozmak
to overbalance, to unbalance
dengesini bozmak
derange
dengesini bozmak
overbalance
doğallığını bozmak
denaturalize
düzen bozmak
derange
düzeni bozmak
to disorganize
düzeni bozmak
subvert
düzenini bozmak
unsettle
düzenini bozmak
disorder Prostitution, gambling, the use of narcotic substances, drunkenness, disorder, and all other illegal activities are STRICTLY FORBIDDEN. - Fahişelik, kumar, uyuşturucu madde kullanımı, sarhoşluk, düzeni bozmak ve diğer yasadışı etkinlikler kesinlikle yasaklanmıştır.
düzenini bozmak
to derange , to disconcert , to disarrange
düzenini bozmak
disorganize
düzenini bozmak
disarrange
düzenini bozmak
discompose
ev bozmak
to break up a home
ezber bozmak
go beyond the ordinary
eşitliği bozmak için oynanan oyun
tie break
eşitliği bozmak için oynanan oyun
tie breaker
façasını (aşağı) almak/sını bozmak
slang 1. to beat the tar out of (someone). 2. to embarrass, make (someone) look ridiculous
façasını bozmak
seam
fiyakasını bozmak
to ridicule sb's showing-off
fiyakasını bozmak
to put an end to (someone's) swagger, deflate
grevi bozmak
to break the strike
gâvura kızıp oruç bozmak
to cut off one's nose to spite one's face
gâvura kızıp oruç yemek/bozmak
to harm oneself in an effort to spite someone else, cut off one's nose to spite one's face
görüntüsünü bozmak
dent smb.'s image
görünüşünü bozmak
deface
göz zevkini bozmak
to be an eyesore
güneşte bırakıp bozmak
solarize
güzelliğini bozmak
to disfigure
hava bozmak
for the weather to turn stormy or rainy
havasını bozmak
blow the gaff
havasını bozmak
(tartışma vb.) lower the tone of
havayı bozmak
to dampen the spirits of a group
huzuru bozmak
subvert
huzurunu bozmak
disquiet
işgücünü bozmak
to demoralize, destroy the esprit de corps of
işi bozmak
to throw a monkey wrench in the works
işi bozmak
throw a monkey wrench in the works
işini bozmak
to cook one's goose
işini bozmak
gum up
işini bozmak
cross smb.'s path
kalitesini bozmak
downgrade
kamu düzenini bozmak
disturb the peace
keyfini bozmak
to bring sb down
keyifini bozmak
to spoil (some one's) good mood, get (someone) down
keyifini kaçırmak/bozmak
to get (someone) down, spoil (someone's) good mood
kutsallığını bozmak
desecrate
kızlığını bozmak
deflorate
kızlığını bozmak
knock off
kızlığını bozmak
ruin I don't want to ruin Harun's holiday. - Harun'un tatilini bozmak istemiyorum.
kızlığını bozmak
to deflower
makineleri bozmak
ratten
makineyi bozmak
slang to get diarrhea, get the squirts
mevcut durumu bozmak
(deyim) rock the boat
midesini bozmak
to upset one's stomach, to unsettle one's stomach
midesini bozmak
(for something) to give (one) indigestion, upset (one's) stomach
moralini bozmak
dispirit
moralini bozmak
enervate
moralini bozmak
to get sb down, to demoralize
moralini bozmak
demoralize
mostrasını bozmak
slang to embarrass, show (someone) up
mürekkepi kurumadan bozmak
to break (a written contract or agreement) almost as soon as one has made it
niyeti bozmak
to change one's mind
niyetini bozmak
to change one's mind
nişanı bozmak
nişanı atmak
oruç bozmak
break the fast
oruç bozmak
1. to break one's fast (at an improper time, e.g. before sunset). 2. to break one's fast (at the proper time)
oruç bozmak
break one's fast
oruç bozmak
to break the fast
oyun bozmak
to spoil the game
papaza kızıp oruç/perhiz bozmak
to cut off one's nose to spite one's face
para bozmak
to make change, break a coin or note into smaller denominations
parmak bozmak
(for children) to be on the outs with each other
pazar bozmak
(for a seller) to begin to pack up his wares
perhiz bozmak
get off one's diet
perhiz bozmak
go off the diet
perhiz bozmak
go off one's diet
perhizi bozmak
to violate one's diet or fast
planını bozmak
queer the pitch
plânını bozmak
queer smb.'s pitch
rengini bozmak
discolor
rengini bozmak
discolour [Brit.]
Türkçe - Türkçe

bozmak teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

Büyük parayı ufak birimlere ayırmak
Aklını yitirecek derecede bir şeye düşkün olmak
Kızlığına zarar vermek
Bağ veya bostanın son ürününü toplamak
Yabancı ülke parasını Türk parasına çevirmek
Bir yerin, bir şeyin düzenini karıştırmak: "Bir insanın aklını bozabilmesi için evvelce bu aklın mevcut olması lazım gelir."- A. Ş. Hisar
Bir şeyi kendisinden beklenilen işi yapamayacak duruma getirmek
Altını paraya çevirmek, bozdurmak
Geçersiz bir duruma getirmek: "Eğer nişanını bozduysa yazıklar olsun."- M. Ş. Esendal
Kötü duruma getirmek
Biçimini ve kullanılışını değiştirmek
Bırakmak, dağıtmak
Bir yerin, bir şeyin düzenini karıştırmak
Geçersiz bir duruma getirmek
Biçimini ve kullanılışını değiştirmek: "Eskileri bozuyor, beni, çocuğu giydiriyor."- Ö. Seyfettin
Bırakmak, dağıtmak: "Tam biraz rahat edeceğim, işimi bozuyorsun."- S. F. Abasıyanık
Bir kimseyi beklemediği bir davranış karşısında bırakarak veya sözünü yalana çıkararak küçük düşürmek
Dokunmak, zarar vermek
Bozguna uğratmak, yenmek, mağlup etmek
tağyir etmek
(Hukuk) NAKZETMEK
(Osmanlı Dönemi) ASD
sakatlamak
(Osmanlı Dönemi) ifsad
ezber bozmak
Birinin sahip olduğu önceki düşüncenin yanlış olduğunu göstermek
ABLUKAYI BOZMAK
(Osmanlı Dönemi) Muhasara hattını yarıp geçmek
abdest bozmak
Tuvalete gitmek
bozmak