a large amount

listen to the pronunciation of a large amount
İngilizce - Türkçe

a large amount teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

fuck
s*kiş
a lot
çok fazla

Gezi çok fazla para gerektirir. - The trip calls for a lot of money.

Japonya, çok fazla kâğıt tüketmektedir. - Japan consumes a lot of paper.

fuck
becerm
a lot
birçok

Yolda birçok hayvan gördü. - He saw a lot of animals on the road.

Birçok İngilizce sözcük, Latince'den türemiştir. - A lot of English words are derived from Latin.

a lot
fena halde
a lot
hayli

Bir hayli mücevher satın aldın. - You bought a lot of jewels.

Bilgisayarda bir hayli deneyimin var, değil mi? - You have a lot of experience in computers, don't you?

a lot
fena
a lot
şiddetle
a lot
buram buram
a large amount of
çok miktarda
a lot
bir yığın
a lot
çok

Onun ne de çok kitabı var! - What a lot of books he has!

Çok daha iyi hissediyorum. - I'm feeling a lot better.

large amount
çok miktar

Makine çok miktarda elektrik üretti. - The machine generated large amounts of electricity.

O, çok miktarda para borçluydu. - He owed large amounts of money.

a large amount of
büyük miktardaki
a lot
çok: They like her a lot. Ondan çok hoşlanıyorlar. She´s a lot better. O çok daha iyi
fuck
cinsel ilişkide bulunma durumu
fuck
Fornication Under Control of the King = FUCK: Kralın kontrolünde zina
fuck
hass*ktir ya! , tuh, allah kahretsin!, s*ktir!
cartload
{i} sürü
cartload
{i} bir araba dolusu şey
cartload
{i} yığın
cartload
bir araba
İngilizce - İngilizce
cartload
buttload
heaps
mountain
bucketload
ton
trainload
assload
fuck

They made a fuckload of money on that deal.

vaultful
heapings
quiverful
shitload

Roy Fuchs’ Assistant: I just heard there's a shitload of used cars coming this way.

a lot

I have a lot of things to say.

arseload
A large amount of
piles
A large amount of
much
a large amount

    Heceleme

    a large a·mount

    Türkçe nasıl söylenir

    ı lärc ımaunt

    Telaffuz

    /ə ˈlärʤ əˈmount/ /ə ˈlɑːrʤ əˈmaʊnt/

    Günün kelimesi

    dirge