An unpublished work is like an undelivered present.
- Yayınlanmamış bir çalışma, teslim edilmemiş bir hediye gibidir.
I have three unpublished manuscripts.
- Yayınlanmamış üç tane el yazmam var.
Professor White published his first book last year.
- Profesör White, geçen yıl ilk kitabını yayınlandı.
Several newspapers published the story.
- Birkaç gazete haberi yayınladı.
The weather service has issued a severe weather warning.
- Hava hizmeti şiddetli hava uyarısı yayınladı.
The latest issue of the magazine will come out next Monday.
- Derginin son basımı gelecek pazartesi yayınlanacak.
That program is broadcast every other week.
- O program iki haftada bir yayınlanır.
That program is now being broadcast.
- O program şu anda yayınlanıyor.