fiğ. muharrir taslağı; kötü ressam -erei / kargacık burgacık yazı; karalama W as ist das für e-e ^l ßu, bakkal defteri değil l -e.steher m F gözcü; nöbet bekleyen -fett n makine yağı; gres (yağı) -fink m F l. pisbıyık
kötü muharrir veya ressam -geld(-er pl.) n rüşvet, yemlik -heft n müsvedde ^ig l. yağlı
(zudringlich) sırnaşık, cıvık, sulu -kase m yumuşak peynir -mittel n yağlayıcı madde -ol n gres (od. makine) yağı -papier n müsvedde kağıdı -seite / arapsabunu -ung / yağla(n)ma
Th. fena seyyar tiyatro; tuluat tiyatrosu; ^ stehen F gözetlemek; nöbet beklemek 9en l. (streichen) sürmek
(j-m e-e) F tokat aşk etm.; Der Wagen lauft wie geschmiert. Araba yağ gibi kayıyor, wie geschmiert reden çıtır çıtır konuşmak Es gelıt wie geschmiert. Tıkır tıkır işliyor. -enschauspieler(in/) m pej. gezici sahne oyuncusu -er(in/) m l. yağlayan; makine yağlayıcısı