willingly.

listen to the pronunciation of willingly.
Английский Язык - Турецкий язык
gönüllü bir şekilde
helalinden
memnuniyetle
happily
güle güle
happily
güle oynaya
happily
neşeyle
happily
mutlu bir şekilde

Hikaye mutlu bir şekilde sona erer. - The story ends happily.

Kız mutlu bir şekilde okuyor. - The girl is reading happily.

happily
Allahtan
happily
mutlulukla
willingly
gönül hoşluğu ile
willingly
bayıla bayıla
willingly
seve seve

Seve seve gelirdi fakat o tatildeydi. - She would willingly come but she was on vacation.

willingly
z. isteyerek
willingly
isteyerek

Tom yapmasını istediğimiz her şeyi isteyerek yaptı. - Tom has willingly done everything we've asked him to do.

Tereddütten uzak, isteyerek bana yardım etmeyi önerdi. - Far from hesitating, she willingly offered to help me.

happily
iyi ki
happily
çok şükür, Allahtan, bereket versin ki
happily
mutlulukla, sevinçle
happily
bereket versin ki

Bereket versin ki, işkolik ölmedi. - Happily, the workaholic did not die.

Bereket versin ki, denizden kurtarılan herkes hayatta ve iyi. - Happily, everyone rescued from the sea are alive and well.

happily
mutluca
happily
neyse ki/mutlulukla
happily
iyi bir tesadüf olarak
willingly
içinden gelerek
willingly
can atarak
willingly
kendi isteğiyle
Английский Язык - Английский Язык
willingly.
Избранное