Hikaye mutlu bir şekilde sona erer.
- The story ends happily.
Kız mutlu bir şekilde okuyor.
- The girl is reading happily.
Seve seve gelirdi fakat o tatildeydi.
- She would willingly come but she was on vacation.
Tom yapmasını istediğimiz her şeyi isteyerek yaptı.
- Tom has willingly done everything we've asked him to do.
Tereddütten uzak, isteyerek bana yardım etmeyi önerdi.
- Far from hesitating, she willingly offered to help me.
Bereket versin ki, işkolik ölmedi.
- Happily, the workaholic did not die.
Bereket versin ki, denizden kurtarılan herkes hayatta ve iyi.
- Happily, everyone rescued from the sea are alive and well.
Now this is a process of the mind or thought, of which I would willingly know the foundation.