Kendisini resmen aday olarak ilan etti.
- He officially announced himself as a candidate.
Savaş resmen sona erdi.
- The war was officially over.
Tom resmi olarak görevlendirilmedi.
- Tom hasn't been officially charged.
Avustralya'ya seyahatim resmi olarak rezerve edildi.
- My trip to Australia is officially booked.