O sana her ne söylerse yap.
- Do whatever he tells you.
O her ne ise, ben yapmadım.
- Whatever it is, I didn't do it.
Okumak istediğin herhangi bir kitabı alabilirsin.
- You may have whatever book you want to read.
Hakkında suçlu hissedeceğin herhangi bir şey yok.
- You have nothing whatever to feel guilty about.
İhtiyacın olan her kitabı sana ödünç vereceğim.
- I will lend you whatever book you need.
Ben senin yapmamı istediğin her şeyi yapacağım.
- I'll do whatever you want me to do.
O sarhoşken, homurdanıyor ve kavga ediyor. O ayıkken, eline ne gelirse atıyor ve hiçbir şey söylemiyor.
- When he is drunk, he grumbles and fights. When he is sober, he lies on whatever comes to hand and says nothing.
Ne olursa olsun, hiç kimseye bunun hakkında bir şey anlatmayacağım.
- Whatever happens, I won't tell anybody about it.
Okumak istediğin herhangi bir kitabı alabilirsin.
- You may have whatever book you want to read.
Hakkında endişe edeceğin herhangi bir şey yok.
- You have nothing whatever to worry about.
O hangi oyunu oynarsa oynasın her zaman kazanır.
- Whatever game he plays, he always wins.
Ölüm, hangi biçimde olursa olsun, iğrençtir.
- Death, in whatever form, is repulsive.
She's like so whatever / You can do so much better.