O bize bir aperatif hazırladı.
- She fixed us a snack.
Biz önceden aperatifleri hazırladık.
- We prepared snacks beforehand.
Tuzlu krakerler çocukların en sevdiği abur cuburdu.
- Salted pretzels were the favourite snack of the kids.
Öğünler arasında abur cubur yememelisin.
- You shouldn't eat snacks between meals.
Tatlımı benimle paylaşmak ister misin?
- Do you want to share my dessert with me?
Odamı Tom'la paylaşmak istemiyorum.
- I don't want to share my room with Tom.
O, atıştırma alışkanlığı kazandı.
- He acquired the habit of snacking.
Doktor bana daha az yüksek kalorili atıştırmalıklar yememi söyledi.
- The doctor told me to eat fewer high-calorie snacks.
Öğün aralarında atıştırmaktan nasıl uzak duruyorsun?
- How do you avoid snacking between meals?
Öğünler arasında atıştırmak kötü bir alışkanlıktır.
- Snacking between meals is a bad habit.
Okuldan sonra çocukların bir ara öğünü var.
- Children have a snack after school.
Öğünler arasında atıştırmak kötü bir alışkanlıktır.
- Snacking between meals is a bad habit.
Öğleden sonra atıştırmalığı için krem karamel yedim.
- I had some custard pudding for an afternoon snack.
... and all life is in a competition for our share of this energy. ...
... images I want to share. ...