I have an important role.
- Önemli bir rolüm var.
This is the age of information, and computers are playing an increasingly important role in our everyday life.
- Bu bilgi çağıdır, ve bilgisayarlar günlük hayatımızda gittikçe önemli rol oynuyorlar.
Jane saw the students acting well on the stage.
- Jane öğrencilerin sahnede iyi rol yaptıklarını gördü.
I am sure you will take an active role in your new position.
- Ben, yeni görevinde aktif bir rol alacağından eminim.
TV plays an important part in everyday life.
- TV günlük yaşamda önemli bir rol oynar.
Tom acted the part of a sailor.
- Tom bir denizci rolü oynadı.