O tavaya dokunmayın! O çok sıcak.
- Don't touch that pan! It's very hot.
Tom sıcak bir kızartma tavasında parmaklarını yaktı.
- Tom burned his fingers on a hot frying pan.
Tom herhangi bir pantolon giymeden oturma odasına girdi.
- Tom came into the living room, not wearing any pants.
Çiçekliğe bazı hercai menekşeler dikti.
- She planted some pansies in the flower bed.
Bütün şehir panik içinde.
- The whole city is in panic.
Güneş panelleri güneş ışığını elektriğe dönüştürür.
- Solar panels convert sunlight into electricity.
Güneş panelleri elektrik üretir.
- The solar panels generate electricity.
Gemi Panama Kanalından geçti.
- The ship passed through the Panama Canal.
Evlat edinilen kız Panamalıdır.
- The adopted girl is from Panama.
Tom küçükken hantaldı ve sık sık düşerdi. Tüm pantolonlarının diz yamaları olurdu.
- When Tom was little he was clumsy and would fall often. All his pants would have knee patches.
Yaklaşık 250 milyon yıl önce, bugün gördüğümüz tüm kıtalar Pangaea denilen büyük bir süperkıtaydılar.
- About 250 million years ago, all the continents we see today were one big supercontinent called Pangaea.