What would happen if two powerful nations with different languages - such as United States and China - would agree upon the experimental teaching of Esperanto in elementary schools?
- Amerika Birleşik Devletleri ve Çin gibi farklı dilleri olan iki güçlü devlet ilköğretim okullarında Esperanto deneysel öğretimi üzerinde anlaşmaya varsalardı ne olurdu?
I have to change schools.
- Okulları değiştirmem gerekiyor.
She likes her school a lot.
- O okulunu çok seviyor.
Please follow the school rules.
- Lütfen okul kurallarına uyun.
Tom had to drop out from college because he couldn't afford tuition.
- Tom okul ücretini ödeyemediği için üniversiteyi bırakmak zorunda kaldı.
Tom taught French at a small college.
- Tom küçük bir okulda Fransızca öğretti.
You'll find the shop between a bank and a school.
- Bir banka ve okul arasında dükkanı bulacaksın.
There used to be a coffee shop near the school.
- Okula yakın bir kahvehane vardı.