of drive

listen to the pronunciation of of drive
Английский Язык - Турецкий язык

Определение of drive в Английский Язык Турецкий язык словарь

driven
çakılmış
driven
işler
drove
{i} kalabalık
driven
sürülmüş
driven
çalışır
drove
yontmak
driven
sür

O, onun tarafından sürülen bir arabada asla bulunmadı. - She has never been in a car driven by him.

Keşke arabamı sürmeseydin. - You'd better not have driven my car.

driven
sürmek
drove
{f} sür

Tom birazcık hız limitinin üzerinde sürerse vaktinde havaalanına yetişebileceğini düşündü. - Tom thought he could reach the airport on time if he drove a little over the speed limit.

Hırs onu cinayete sürükledi. - Ambition drove him to murder.

driven
Azimli

Like most of the lawyers that I know, Rachel is driven.

Tom çok azimli, değil mi? - Tom is very driven, isn't he?

Tom azimli, değil mi? - Tom is driven, isn't he?

driven
Güdümlü

Test driven development.

driven
Sevkolunmuş, teşvik edilmiş

The mathematicians of the time was driven by curiosity.

driven
f., bak. drive
driven
drive götür/aç/git/sür
drove
f., bak. drive
drove
insan ya da hayvan sürüsü
drove
küme
drove
enli taş kalemi
drove
drive götür/aç/git/sür
drove
(isim) sürü, kalabalık, yığın
Английский Язык - Английский Язык
drove
droven
driven
drave
of drive

    Турецкое произношение

    ıv drayv

    Произношение

    /əv ˈdrīv/ /əv ˈdraɪv/

    Видео

    ... Arab trade will drive innovation for the next 1 ,000 years ...
    ... Agarwala, from the Android product team, will drive our demos today. And to talk about Android ...
Избранное