O, bir çocukluk arkadaşıdır.
- He is a childhood friend.
Bir çocukluk hastalığı onu kör bıraktı.
- A childhood illness left her blind.
Çocuklar yerde uyumak zorunda kalacaklar gibi.
- It seems that the children will have to sleep on the floor.
Caddede oynamak çocuklar için tehlikelidir.
- It is dangerous for children to play in the street.
O, çocuklarını kendi etrafına topladı.
- He gathered his children around him.
Caddede oynamak çocuklar için tehlikelidir.
- It is dangerous for children to play in the street.
Çocukluk çağında, zaman yavaş olarak geçer.
- In childhood, time passes slowly.
Çocuklarımızın güvenliği için, lütfen yetişkin sitelerine girmeyin.
- For our children to be safe, please do not enter adult sites.
Çocukları çantaya koymayın.
- Don't put children into the bag.