The African elephant is the largest land mammal on earth.
- Afrika fili yeryüzünde en büyük kara memelisi.
Just like the Earth, half of the Moon is lit by the Sun while the other half is in darkness.
- Tam Dünya gibi, Diğer yarısı karanlıkken Ayın yarısı güneş tarafından ayınlatılır.
The elephant is the largest land animal.
- Fil en büyük kara hayvanıdır.
Elephants are the world's largest land animals.
- Filler, dünyanın en büyük kara hayvanlarıdır.
I'm the black sheep of the family.
- Ben ailenin yüz karasıyım.
Tim is the black sheep of the Jones' family.
- Tim, Jones'un ailesinin yüz karası.
She is very afraid of the dark.
- O, karanlıktan çok korkar.
Bats usually fly in the dark.
- Yarasalar genelde karanlıkta uçar.
It's a very gloomy day.
- Çok iç karartıcı bir gün.
The gloomy house was like a ghost.
- Karanlık ev bir hayalet gibiydi.
I thought Tom would go on a road trip.
- Tom'un bir kara yolu seyahatine gideceğini düşünüyordum.
The picnic area is easily accessible by road.
- Piknik alanına kara yolu ile kolayca ulaşılabilir.
I don’t believe that black cats cause bad luck.
- Kara kedilerin kötü şans getirdiklerine inanmıyorum.
I don't think it makes him a bad person just because he's decided he likes to eat horse meat.
- Sadece at eti yemeği sevdiğine karar verdiğinden dolayı bunun onu kötü bir kişi yapacağını sanmıyorum.
We took a ferry from the island to the mainland.
- Adadan ana karaya bir feribota bindik.
The economic situation is very bleak.
- Ekonomik durum çok iç karartıcı.
The sky looks ominous. I wonder if it will rain.
- Gökyüzü kara görünüyor,yağmur yağıp yağmayacağını merak ediyorum.
Save up something for a rainy day.
- Ak akçe kara gün içindir.
Save money for a rainy day.
- Kara gün için para biriktirin.
benim kara kaplı bi defterim vardı.
kara ulaşımını tercih ederseniz yolculuğunuz zaman alır.