She gave a lift to a co-worker.
- O bir iş arkadaşını arabayla götürdü.
Tom injured a co-worker.
- Tom bir iş arkadaşını yaraladı.
His colleagues gave him a present when he retired.
- O ,emekli olduğu zaman iş arkadaşı ona bir hediye aldı.
Both are my colleagues.
- İkisi benim iş arkadaşımdır.
The coworker claimed he had missed the bus.
- İş arkadaşı otobüsü kaçırmış olduğunu iddia etti.
This clothing is my coworker's, not mine.
- Bu kıyafetler benim iş arkadaşımın, benim değil.
Tom's behaviour had very negative effects on his workmates.
- Tom'un davranışlarının onun iş arkadaşları üzerinde çok olumsuz etkileri vardı.
My boyfriend and I were workmates.
- Erkek arkadaşım ve ben iş arkadaşlarıydık.
They are collaborators.
- Onlar iş arkadaşıdırlar.