Bu, günümün önemli olayıydı.
- This was the highlight of my day.
Fadıl'ın hikayesi birkaç gazetede vurgulandı.
- Fadil's story was highlighted in several newspapers.
Sadece vurgulanan metnin ekran görüntüsünü alın.
- Take a screenshot of just the highlighted text.
Sadece vurgulanan metnin ekran görüntüsünü alın.
- Take a screenshot of just the highlighted text.
Fadıl'ın hikayesi birkaç gazetede vurgulandı.
- Fadil's story was highlighted in several newspapers.
Yazarın iki karakterinin yan yana koyulması onların kusurlarını vurguluyor.
- The author's juxtaposition of the two characters highlights their flaws.
Yazarın iki karakteri bir araya getirmesi, onların farklılıklarının yanı sıra onların benzerliklerini de vurguluyor.
- The author's juxtaposition of the two characters highlights their differences, but also their similarities.
Saçım röflesiz daha iyi görünüyor.
- My hair looks better without highlights.
... And we're going to highlight for you areas of the world ...
... This is the 3D carousel, and we can switch over to the artist's wall to highlight a few ...