hayranınım

listen to the pronunciation of hayranınım
Турецкий язык - Английский Язык

Определение hayranınım в Турецкий язык Английский Язык словарь

hayran
{i} admirer

Mary received a note from a secret admirer. - Mary gizli bir hayranından bir not aldı.

I know who your secret admirer is. - Senin gizli hayranının kim olduğunu biliyorum.

hayran
fan

I'm not a fan of Kim Kardashian. - Kim Kardashian'ın bir hayranı değilim.

I'm a fan of Tatoeba. - Tatoeba'nın bir hayranıyım.

hayran
{i} enthusiast

Tom is a member of a motor enthusiasts' club. - Tom motor hayranları kulübünün bir üyesidir.

Tom is a yoga enthusiast. - Tom bir yoga hayranı.

hayran
hanger on
hayran
admiring

I cannot help admiring your new car. - Benim yeni arabana hayran olmamam elimde değil.

I couldn't help admiring him. - Ona hayran olmak elimde değildi.

hayran
booster
hayran
wonder-struck
hayran
enamoured
hayran
potty about
hayran
nut

Tom is nuts about squirrels. - Tom sincaplara hayran.

hayran
ecstatic
hayran
idolater
hayran
follower
hayran
filled with admiration
hayran
admirer, fan, lover, devotee; filled with admiration, potty about sb/sth
hayran
admirer; fan
hayran
lover
hayran
devotee
hayran
potty
hayran
wonderstruck
Турецкий язык - Турецкий язык

Определение hayranınım в Турецкий язык Турецкий язык словарь

HAYRAN
(Osmanlı Dönemi) Takdirkârlığından dolayı şaşa kalmış. Çok takdir etmiş. Çok beğenmi
hayran
Birini beğenen, hayranlık duyan kimse
hayran
Çok beğenen, hayranlık duyan
hayran
Çok beğenen, hayranlık duyan (kimse): "El işi olmasına rağmen el değmeden yapılmış hissini veren bu nadide sanat eserine hayrandı."- C. Uçuk