Today, we are going to unravel the mystery of the English subjunctive.
- Bugün, İngilizce dilek kipinin gizemini çözeceğiz.
Has anybody solved this mystery?
- Bu gizemi çözen biri oldu mu?
Russia is a riddle wrapped in a mystery inside an enigma.
- Rusya, bir muammanın içindeki gizemle sarılmış bir bilmece.
I can't hide my feelings.
- Duygularımı gizleyemiyorum.
Tom had nothing to hide.
- Tom'un gizleyecek bir şeyi yoktu.
The cat lay hidden in the bushes.
- Kedi çalıların içinde gizlenmiş yatıyordu.
The money was hidden beneath the floorboards.
- Para döşeme tahtalarının altında gizlenmişti.
We can normally conceal our thoughts from others.
- Biz normalde düşüncelerimizi başkalarından gizleyebiliriz.
Tom isn't very good at concealing his feelings.
- Tom hislerini gizlemede çok iyi değildir.
Tom disguised himself as a priest.
- Tom bir rahip olarak kendini gizledi.
He disguised himself as a salesman and visited her house.
- Bir satıcı olarak kimliğini gizledi ve onun evini ziyaret etti.
I didn't mean to keep it secret.
- Bunu gizli tutmak niyetinde değildim.
The secret service guards him against attack.
- Gizli servis onu saldırıya karşı koruyor.
Tom has done a pretty good job concealing his dissatisfaction.
- Tom memnuniyetsizliğini gizleyen oldukça iyi bir iş yaptı.
Tom isn't very good at concealing the way he really feels.
- Tom gerçekten hissettiği şekli gizlemede çok iyi değildir.
She concealed the fact that she used to be a salesgirl.
- O, bir tezgahtar olduğu gerçeğini gizlemişti.
Tom concealed his pistol under his coat.
- Tom silahını paltosunun altında gizledi.
Tom was disguised as a janitor.
- Tom bir odacı olarak kimliğini gizledi.
She disguised herself as him.
- O, kendini o olarak gizledi.