I know all the places to hide.
- Ben gizlenmek için tüm yerleri biliyorum.
Tom didn't have to hide.
- Tom gizlenmek zorunda değildi.
You can't keep hiding from me, Tom.
- Benden gizlenmeye devam edemezsin, Tom.
He couldn't think where to hide it.
- Onu nereye gizleyeceğini düşünemedi.
I shall hide the key so that you cannot open the suitcase.
- Bavulu açamayasın diye anahtarı gizleyeceğim.
The walls are hidden by ivy.
- Duvarlar sarmaşık tarafından gizlenmiştir.
Now the mountain is hidden by the clouds.
- Şimdi, dağ bulutlar tarafından gizlenmiştir.
We can normally conceal our thoughts from others.
- Biz normalde düşüncelerimizi başkalarından gizleyebiliriz.
She concealed the fact that she used to be a salesgirl.
- O, bir tezgahtar olduğu gerçeğini gizlemişti.
The thief disguised himself as an old lady.
- Hırsız yaşlı bir kadın olarak kendini gizledi.
She disguised herself as him.
- O, kendini o olarak gizledi.
Tom isn't very good at concealing his feelings.
- Tom hislerini gizlemede çok iyi değildir.
Tom has done a pretty good job concealing his dissatisfaction.
- Tom memnuniyetsizliğini gizleyen oldukça iyi bir iş yaptı.
Tom concealed his pistol under his coat.
- Tom silahını paltosunun altında gizledi.
Tom concealed his anger from Mary.
- Tom öfkesini Mary'den gizledi.
Tom was disguised as a janitor.
- Tom bir odacı olarak kimliğini gizledi.
The thief disguised himself as an old lady.
- Hırsız yaşlı bir kadın olarak kendini gizledi.